Bel fıtığı ameliyatı, herkesin bel ağrısına yapılan bir işlem değildir. Bu ameliyatın asıl hedefi bel ağrısını sıfırlamak değil, sinire bası yapan fıtık dokusunu ortadan kaldırarak bacağa vuran ağrıyı azaltmak ve sinir hasarı riskini önlemektir. Yani kararın merkezinde belin kendisi kadar, sinirin etkilenip etkilenmediği vardır. Bu yüzden bel fıtığı ameliyatı önerilirken temel soru şudur: Bu hastada sinir basısı var mı ve bu bası hastanın hayatını ciddi şekilde bozuyor mu?

Bel fıtığı, omurlar arasındaki diskin dış tabakasının yırtılması veya zayıflamasıyla disk içeriğinin dışarı doğru taşması ve sinir kökünü sıkıştırmasıdır. Sinir kökü sıkıştığında tipik tablo bacak ağrısıdır. Halk arasında siyatik denilen bu ağrı kalçadan bacağa, bazen ayağa kadar uzanabilir. Ağrıya uyuşma, karıncalanma ve bazı hastalarda güç kaybı eşlik edebilir. Ameliyat önerisi de genellikle bu sinir kökü tablosunun şiddeti, süresi ve ilerleyici olup olmaması ile ilişkilidir.

Bel Fıtığı Ameliyatının En Temel Gerekçesi Nedir?

Bel fıtığı ameliyatının en temel gerekçesi sinir basısını gidermektir. Sinire bası devam ederse ağrı uzar, kişinin yürüyüşü bozulur, uyku ve iş gücü kaybı artar. Daha önemlisi, bazı hastalarda sinir baskısı kalıcı hasar riski doğurur. Özellikle güç kaybı ortaya çıkmışsa veya ilerliyorsa, sinirin daha fazla yıpranmasını engellemek için ameliyat daha erken gündeme gelir.

Burada net konuşmak gerekir: Bazı bel fıtıkları zamanla küçülür ve ameliyatsız düzelme mümkündür. Bu nedenle bel fıtığı tanısı alan herkesin hemen ameliyata gitmesi doğru değildir. Ameliyat, doğru hastada çok etkili bir çözümdür; yanlış hastada ise hayal kırıklığı üretir. Doğru hastayı belirleyen şey, şikayet ile muayene ve görüntülemenin uyumudur.

Bel Fıtığı Ameliyatı Kimlere Önerilir?

Bel fıtığı ameliyatı en sık, bacağa vuran ağrısı belirgin olan ve bu ağrısı günlük yaşamı kilitleyen hastalara önerilir. Buradaki ağrı sıradan bir bel tutulması gibi değildir. Hasta yürümekte zorlanır, oturup kalkmakla ağrı bıçak gibi saplanır, uzun süre ayakta kalamaz ve ağrı kesicilere rağmen rahat edemez. Özellikle geceleri uyandıran, kişiyi sürekli pozisyon değiştirmeye zorlayan bacak ağrısı ameliyat adaylığını güçlendirir.

Bunu okuyabilirsiniz >>>  Açık Kırık Nedir? Acil Müdahale ve Enfeksiyon Riskini Azaltma Yöntemleri

İkinci önemli grup, nörolojik bulgusu olan hastalardır. Nörolojik bulgu demek, sinirin sadece ağrı üretmesi değil, sinirin işlevinin bozulması demektir. Ayak bileğini yukarı kaldıramama, parmak ucunda yürüyememe, topukta yürüyememe, bacakta belirgin güçsüzlük ve ilerleyici uyuşma bu kapsamda değerlendirilir. Bu tabloda beklemek bazen sinir hasarını kalıcılaştırabilir. Bu nedenle güç kaybı olan hastalarda ameliyat daha güçlü bir seçenek haline gelir.

Üçüncü grup acil tablodur. İdrar yapmada zorlanma, idrar kaçırma, büyük abdest kontrolünde bozulma, kasık ve oturma bölgesinde belirgin uyuşma gibi bulgular varsa konu basit bir bel fıtığı ağrısı olmaktan çıkar. Bu bulgular ciddi sinir basısını düşündürür ve gecikmeden değerlendirme gerektirir. Böyle bir tabloda cerrahi karar, zamanla yarışan bir güvenlik meselesidir.

Dördüncü grup, uygun ameliyatsız tedaviye rağmen geçmeyen ve hayatı daraltan hastalardır. Ameliyatsız tedavi deyince sadece birkaç gün ilaç içmek anlaşılmamalıdır. Burada amaç, kontrollü hareket düzeni, uygun ağrı yönetimi, fizik tedavi ve egzersiz yaklaşımı ile belirli bir süre içinde belirgin iyileşme sağlayıp sağlayamadığını görmektir. Eğer bu süreç doğru uygulanmasına rağmen bacak ağrısı belirgin şekilde sürüyorsa ve görüntülemede sinire basan fıtık netse, ameliyat makul hale gelir.

Ne Zaman Ameliyat Düşünülür?

Ameliyat zamanlaması hastadan hastaya değişir. Ancak pratik bir çerçeve vardır. Acil bulgu yoksa ve güç kaybı ilerlemiyorsa çoğu hastada önce ameliyatsız yöntemler denenir. Buradaki amaç, vücudun kendini toparlama şansını kullanmaktır. Fakat hasta haftalar geçmesine rağmen yürüyemiyor, uyuyamıyor, işe gidemiyor ve sürekli ağrı kesiciyle ayakta kalıyorsa, beklemek bir tedavi olmaktan çıkar, sadece zaman kaybına dönüşür. İşte ameliyat kararı bu noktada güçlenir.

Öte yandan görüntülemede büyük fıtık olması tek başına ameliyat demek değildir. Eğer hastanın şikayeti hafifse, muayenede güç kaybı yoksa ve yaşam kalitesi korunuyorsa takip ve ameliyatsız tedavi daha mantıklı olabilir. Burada doğru soru, fıtığın boyutundan çok, sinirin nasıl etkilendiğidir.

Bunu okuyabilirsiniz >>>  Diz Ağrısı Neden Olur? Tedavi Yöntemleri ve Egzersiz Önerileri

Bel Fıtığı Ameliyatı Neden Önerilir?

Birinci neden, ağrıyı hızla ve kalıcı şekilde azaltma hedefidir. Ameliyatsız tedaviyle zaman içinde düzelebilecek hastalar olsa da, bazı hastalarda ağrı o kadar şiddetlidir ki hayat durur. Ameliyat sinire basıyı kaldırdığında, özellikle bacak ağrısında belirgin ve hızlı bir rahatlama görülebilir. Bu, hastanın yeniden yürüyebilmesini, uyuyabilmesini ve günlük yaşama dönmesini sağlar.

İkinci neden, sinir fonksiyonunu korumaktır. Sinir uzun süre baskı altında kalırsa bazı hastalarda uyuşma ve güç kaybı kalıcı hale gelebilir. Bu yüzden ilerleyici güç kaybı, ameliyat önerisinin en ciddi gerekçelerinden biridir. Amaç, siniri daha fazla yıpratmadan basıyı kaldırmaktır.

Üçüncü neden, kişinin hareket korkusunu ve iş gücü kaybını kırmaktır. Ağrı uzadıkça hasta hareketten kaçınır. Hareketten kaçındıkça kaslar zayıflar, bel-kalça bölgesi stabilitesi azalır ve ağrı daha kolay tetiklenir. Bu kısır döngü uzadığında, yalnız fıtık değil tüm hareket sistemi etkilenir. Doğru zamanda yapılan cerrahi, bu döngüyü kırıp rehabilitasyonu yeniden başlatabilir.

Hangi Hastalarda Ameliyat Önerilmesi Daha Zorlaşır?

Bel fıtığı ameliyatı, esas olarak sinir kökü basısına bağlı bacak ağrısı ve nörolojik bulgular için daha anlamlıdır. Eğer hastanın ana şikayeti yalnız bel ağrısı ise ve belirgin bacak ağrısı yoksa, ameliyat kararı daha dikkatli verilmelidir. Çünkü yalnız bel ağrısının kaynağı her zaman fıtık olmayabilir. Kas, eklem, duruş, disk dejenerasyonu ve başka mekanik sebepler bel ağrısında rol oynayabilir. Bu durumda ameliyat yapılırsa, hasta bel ağrısının tamamen geçmesini bekleyebilir ve sonuç beklentiyi karşılamayabilir.

Bir diğer zorlayıcı durum, şikayet ile görüntülemenin uyumsuz olmasıdır. Örneğin MR’da sağ tarafta fıtık görünür, hasta sol bacağından şikayet eder. Ya da MR’da eski bir fıtık bulgusu vardır ama muayene sinir basısını doğrulamaz. Bu uyumsuzluklarda önce hedef netleştirilmelidir. Ameliyat, doğru seviyeye ve doğru tarafa yapılırsa işe yarar. Hedef şaşarsa sonuç zayıflar.

Ameliyat Kararı Verilirken Neler Değerlendirilir?

Bel fıtığı ameliyatı kararında üçlü bir değerlendirme esastır. Birincisi hastanın anlattığı şikayettir. Ağrının bacakta dağılımı, uyuşma alanı, yürüyüş ve uyku etkilenmesi, ağrının öksürme ve ıkınmayla artıp artmadığı gibi ayrıntılar önemlidir. İkincisi muayenedir. Kas gücü, refleksler, duyu muayenesi ve bazı germe testleri sinir basısını ortaya koyabilir. Üçüncüsü görüntülemedir. MR, sinire basan fıtığı ve seviyeyi gösterir. Bu üçü birbirini tutuyorsa ameliyat kararı sağlam zemine oturur.

Bunu okuyabilirsiniz >>>  Kalça Protezi, Avasküler Nekroz Sonrası Ne Zaman Yapılır?

Karar aşamasında hastanın genel sağlık durumu da önemlidir. Şeker hastalığı, kalp-akciğer sorunları, kan sulandırıcı kullanımı, enfeksiyon odağı gibi konular ameliyatın risk yönetimini etkiler. Ayrıca sigara kullanımı ve kilo fazlalığı iyileşme sürecini zorlaştırabilir. Bunlar ameliyatı otomatik olarak engellemez ama planlamayı değiştirir.

Ameliyatın Hastaya Ne Kazandırması Beklenir?

Doğru endikasyonla yapılan bel fıtığı ameliyatında en belirgin kazanç bacak ağrısının azalmasıdır. Uyuşma ve karıncalanma da zaman içinde düzelebilir, ancak sinirin ne kadar süre baskıda kaldığına göre bu düzelme hızı değişir. Güç kaybı varsa, erken müdahale ile toparlanma şansı daha yüksektir. Ameliyat sonrası hedef, hastanın hareket etmesi ve güçlenmesidir. Yatakta uzun yatmak bel fıtığı tedavisi değildir. Tam tersine, kontrollü hareket ve doğru rehabilitasyon tedavinin parçasıdır.

Burada beklentiyi doğru kurmak şarttır. Ameliyat fıtığın sinire yaptığı basıyı kaldırır. Bu, çoğu hastada bacak ağrısını ciddi azaltır. Fakat belde uzun yıllara bağlı yıpranma varsa, bel ağrısı tamamen sıfır olmayabilir. Bu durum hastaya baştan anlatılmazsa gereksiz memnuniyetsizlik doğar.

Bel fıtığı ameliyatı, özellikle sinire bası yapan fıtığın neden olduğu şiddetli ve geçmeyen bacak ağrısı olan, uygun ameliyatsız tedavilere rağmen hayatı belirgin daralan, nörolojik güç kaybı veya ilerleyici sinir bulgusu bulunan ve görüntüleme ile muayenesi uyumlu hastalara önerilir. Ameliyatın amacı sinir basısını kaldırmak, ağrıyı azaltmak, fonksiyonu geri kazandırmak ve kalıcı sinir hasarı riskini azaltmaktır. Karar, sadece MR raporuna bakılarak değil, şikayet, muayene ve görüntülemenin birlikte değerlendirilmesiyle verilmelidir.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişisel karar için ortopedi veya beyin cerrahisi omurga alanında uzman bir hekim değerlendirmesi gereklidir.