Erişkin yaşta görülen kamburluk (kifoz) ve skolyoz, sadece duruş bozukluğu olarak geçiştirilecek problemler değildir. Çoğu hastada bu deformiteler, yıllar içinde omurganın dengesini bozarak ağrı, yorgunluk, yürüme kapasitesinde düşüş ve sinir sıkışması gibi ciddi şikayetlere yol açar. Ameliyat kararı da görüntüye bakıp verilen ani bir karar değildir. Cerrahi, genellikle uzun süreli ve doğru uygulanmış ameliyatsız tedavilere rağmen yaşam kalitesini belirgin düşüren, ilerleme gösteren veya sinir sistemi açısından risk oluşturan tablolar için önerilir.
Şunu net söylemek gerekir: Erişkin omurga deformitesi cerrahisinin hedefi hastayı cetvelle dümdüz yapmak değildir. Hedef, omurganın dengesini yeniden kurmak, ağrıyı azaltmak, sinir basısını gidermek, yürüme ve ayakta durma kapasitesini artırmak ve ilerleyici deformitenin doğuracağı daha büyük sorunları önlemektir. Bu işin geleneksel doğrusu budur: Önce denge, sonra konfor.
Erişkin Kamburluk ve Skolyoz Neden Ortaya Çıkar?
Erişkin skolyozu iki ana yoldan gelişir. Birincisi, ergenlikte başlamış skolyozun erişkinlikte devam edip zamanla artmasıdır. İkincisi, erişkinde yaşa bağlı yıpranma ile sonradan gelişen dejeneratif skolyozdur. Dejeneratif tipte diskler çöker, faset eklemler yıpranır, omurga segmentleri dengesizleşir ve bel bölgesinde eğrilik ile birlikte kayma ve daralma problemleri ortaya çıkar.
Kamburluk ise bazen postür kaynaklıdır, bazen yapısal bir kifozdur. Osteoporoz kaynaklı omur kırıkları, Scheuermann hastalığı, geçirilmiş enfeksiyonlar, travmalar, romatizmal hastalıklar veya daha önce yapılan omurga ameliyatlarının dengesiz sonuçları kifozu artırabilir. Erişkin yaşta en kritik mesele, kamburluğun omurganın ön-arka dengesini bozarak hastayı öne eğik yaşamaya zorlamasıdır. Öne eğik duruş, sırt ve bel kaslarını sürekli çalıştırır, hızla yorar ve ağrıyı kronikleştirir.
Ameliyat Kararı Ne Zaman Gündeme Gelir?
Erişkin deformite cerrahisi, çoğu vakada son basamak tedavidir. Yani önce ameliyatsız seçenekler sistemli şekilde denenmelidir. Bu süreç, sadece ağrı kesici kullanıp beklemek demek değildir. Düzenli egzersiz ve stabilizasyon programı, kilo yönetimi, fizyoterapi, duruş eğitimi, günlük yaşam ergonomisi, gerektiğinde enjeksiyon gibi girişimler ve hastaya uygun aktivite planı uygulanır. Buna rağmen hasta hâlâ yürüyemiyor, ayakta duramıyor, uyuyamıyor ve hayatı daralıyorsa cerrahi masaya gelir.
Bir başka kritik başlık ilerlemedir. Bazı erişkin deformiteler zamanla büyür. Eğrilik arttıkça denge bozulur, sinir kanalları daralabilir ve şikayetler katlanır. İlerleyici deformiteyi erken yakalamak, daha sonra yapılacak cerrahinin kapsamını küçültebilir. Bu nedenle ameliyat, bazen mevcut şikayeti düzeltmek kadar gelecekteki daha büyük kaybı önlemek için de önerilir.
Ameliyatın Önerilmesindeki Ana Nedenler
Birinci neden, konservatif tedaviye rağmen geçmeyen ve yaşam kalitesini ciddi bozan ağrıdır. Bu ağrı çoğu zaman sadece bel veya sırt ağrısı değildir. Uzun süre ayakta kalınca artan yorgunluk ağrısı, oturup kalkınca batma, günün sonunda tükenme hissi ve gece uykusunu bölen ağrı bu gruba girer. Hasta ağrı yüzünden hareket etmekten kaçındıkça kaslar zayıflar, denge daha da bozulur ve kısır döngü oluşur.
İkinci neden, sinir basısıdır. Erişkin skolyoz ve kifozda kanal daralması ve foraminal daralma sık görülür. Bu da bacağa vuran ağrı, uyuşma, karıncalanma, yürüme mesafesinde belirgin düşüş ve bazen güç kaybı yapabilir. Burada ameliyatın hedefi sadece eğriliği düzeltmek değil, sinirin rahatlamasını sağlamaktır. Sinir şikayeti belirgin olup ilerliyorsa, beklemek bazen geri dönüşü zor hasarlara zemin hazırlayabilir.
Üçüncü neden, omurganın dengesinin bozulmasıdır. Erişkin deformitede asıl belirleyici kavramlardan biri denge meselesidir. Hasta düz durduğunu sanır ama aslında başı, gövdesi ve pelvis hattı öne kaymıştır. Bu durumda hasta dik durmak için kaslarını sürekli kasar. Yürürken hızla yorulur, kısa mesafede durmak ister, öne eğilerek rahatlamaya çalışır. Bu tabloya sagittal dengesizlik denir ve erişkin deformite cerrahisinin en önemli endikasyonlarından biridir. Çünkü bu dengesizlik düzeltilmeden sadece ağrı kesmek çoğu zaman kalıcı çözüm olmaz.
Dördüncü neden, belirgin ilerleyici şekil bozukluğu ve fonksiyon kaybıdır. Eğrilik büyüdükçe omuz-kuşak dengesi, bel hattı, kalça seviyeleri bozulabilir. Bu sadece kozmetik bir sorun değil, yürüyüş mekanizmasını bozan bir durumdur. Fonksiyon kaybı belirginleşirse cerrahi daha güçlü bir seçenek haline gelir.
Beşinci neden, nadiren de olsa organ fonksiyon etkilenmesidir. Çok ileri deformitelerde göğüs kafesi mekaniği etkilenebilir ve solunum kapasitesi düşebilir. Bu erişkinlerde daha az görülen ama var olan bir ihtimaldir. Bu seviyeye gelmiş hastalarda karar daha kapsamlı değerlendirme ile verilir.
Kimler Daha Tipik Ameliyat Adayıdır?
Ameliyat adaylığını güçlendiren en tipik profil, uzun süredir devam eden ve artık günlük yaşamı daraltan ağrısı olan, yürüyüş mesafesi belirgin azalmış, ayakta durmakta zorlanan, öne eğilerek rahatlayan ve görüntülemede omurga dengesizliği saptanan hastadır. Bu hasta grubu, özellikle denge bozukluğu belirginse, cerrahiden ciddi fonksiyon kazanımı görebilir.
İkinci tipik aday grubu, bacak ağrısı ve sinir sıkışması bulguları baskın olan hastalardır. Yürüme ile artan bacak ağrısı, uyuşma ve durunca azalan şikayetler, kanal darlığı ile uyumlu olabilir. Bu hastalarda sinir basısını gidermek, bazen eğrinin kendisini düzeltmek kadar önemlidir. Ancak sinir basısını gidermek için yapılacak işlem, omurganın stabilitesini bozacaksa veya zaten dengesizlik varsa, daha kapsamlı bir düzeltme ve tespit planı gerekebilir.
Üçüncü aday grubu, deformitesi ilerleyen hastalardır. Rutin takiplerde eğrinin arttığı, denge parametrelerinin kötüleştiği, ağrı ve yorgunluğun hızla büyüdüğü hastalarda cerrahi daha erken gündeme gelebilir. Çünkü bekledikçe düzeltme ihtiyacı artar, cerrahinin kapsamı büyür ve rehabilitasyon uzayabilir.
Hangi Durumlarda Ameliyat Daha Az Önerilir veya Ertelenir?
Aktif enfeksiyon varlığında omurga cerrahisi planlanmaz. Önce enfeksiyon kontrol altına alınır. Kontrolsüz diyabet, ciddi kalp-akciğer hastalıkları veya kanama pıhtılaşma problemleri olan hastalarda, ameliyat öncesi risk optimizasyonu şarttır. Bu sorunlar düzeltilmeden ameliyata girmek gereksiz risk almak olur.
İleri derecede osteoporoz, erişkin deformite cerrahisinde özel bir başlıktır. Omurgaya vida ve tespit planlanıyorsa kemik tutuş gücü önemlidir. Bu nedenle kemik yoğunluğu düşük hastalarda önce kemik sağlığının tedavisi ve planlaması yapılır. Bazı hastalarda ameliyat yine mümkündür ama teknik plan ve risk yönetimi farklılaşır.
Sigara kullanımı, özellikle kaynamayı ve yara iyileşmesini olumsuz etkiler. Çok seviyeli füzyonlarda bu daha kritik hale gelir. Aşırı kilo da hem cerrahi riskleri hem rehabilitasyonu zorlaştırır. Bunlar ameliyatı tamamen imkansız yapmaz ama başarı ihtimalini ve komplikasyon riskini değiştirir. Burada pratik gerçek şudur: Cerrahi kadar hazırlık da tedavinin parçasıdır.
Bir başka önemli konu psikolojik ve sosyal hazırlıktır. Erişkin deformite ameliyatları, küçük bir müdahale değildir. Hastanın ameliyat sonrası rehabilitasyona katılımı, evde destek düzeni, gerçekçi beklentisi ve sabrı yoksa sonuçlar zayıflar. Bu nedenle uygun hasta seçimi sadece tıbbi değil, pratik yaşam şartlarını da kapsar.
Ameliyat Neyi Düzeltir, Neyi Düzeltmez?
Ameliyatın temel katkısı dengeyi düzeltmek, sinir basısını azaltmak ve ağrıyı düşürmektir. Uygun hastada yürüme mesafesi artar, öne eğilme ihtiyacı azalır, günlük yaşam daha bağımsız hale gelir. Deformite düzeltilince omurganın yük dağılımı daha mantıklı hale gelir ve kaslar sürekli alarm durumundan çıkar.
Ameliyat, bütün ağrıları sıfırlama garantisi vermez. Özellikle yıllarca süren ağrıda merkezi hassasiyet gelişmiş olabilir. Ayrıca kalça, diz, sakroiliak eklem gibi komşu bölgeler de ağrıya katkı yapabilir. Omurgayı düzelttikten sonra bu bölgelerin yüklenmesi değişir ve bazen yeni dengeye adaptasyon zaman alır. Bu nedenle ameliyat sonrası hedef, sıfır ağrı değil, kabul edilebilir ağrı düzeyi ve belirgin fonksiyon kazanımı olmalıdır.
Cerrahi Planlama Nasıl Yapılır?
Erişkin deformitede planlama, tek bir MR ile bitmez. Ayakta tüm omurga röntgeni ile denge analizi yapılır. Gerekirse eğilme filmleri, BT ve MR birlikte değerlendirilir. Sinir basısı var mı, hangi seviyede, omurga segmentleri stabil mi, pelvis dengesi nasıl, kamburluk düzeyi ne, skolyoz derecesi ne, bunlar tek tek ölçülür. Bu ölçümler, cerrahinin kapsamını belirler.
Ameliyat bazen sadece sinir rahatlatma ile sınırlı kalabilir. Bazı hastalarda ise deformite düzeltme ve tespit gerekir. İleri dengesizlikte osteotomi denen düzeltici kemik kesileri gündeme gelebilir. Bunlar kulağa ağır gelir, çünkü ağır işlemlerdir. Ama doğru endikasyonda, hastayı yıllarca öne eğik ve yürüyemez halde yaşamaktan kurtarabilir. Bu kararlar, hasta ile açık şekilde konuşularak verilir. Çünkü erişkin deformite cerrahisi, hasta onayı ve doğru beklenti olmadan yapılacak bir iş değildir.
Ameliyatın Önerilmesinin Pratik Gerekçesi
Pratik gerekçe çok nettir: Hasta artık idare edemiyordur. Yürüme mesafesi kısalmıştır, ayakta durmak zorlaşmıştır, toplumsal hayat daralmıştır, iş gücü kaybı artmıştır, ağrı kesici ile bile günü çeviremiyordur ve görüntülemede deformite ile şikayet arasında uyum vardır. Buna sinir basısı veya ilerleyici denge bozukluğu eşlik ediyorsa, ameliyat önerisi daha da güçlenir.
Bazı hastalarda ise ameliyat, ileride olacak daha büyük kaybı önlemek için önerilir. Denge hızla bozuluyorsa ve deformite büyüyorsa, erken müdahale daha küçük cerrahiyle daha iyi sonuç verebilir. Bekledikçe hem deformite artar hem de vücudun genel dayanıklılığı düşebilir. Bu nedenle doğru zamanda karar vermek, erişkin deformitede çok kıymetlidir.
Hangi Belirtiler Gecikmeden Değerlendirme Gerektirir?
Bacakta ilerleyici güç kaybı, yürümede hızla bozulma, idrar veya büyük abdest kontrolünde değişiklik, yeni başlayan belirgin uyuşma ve denge kaybı gibi bulgular varsa durum sadece ağrı yönetimi konusu olmaktan çıkar. Bu belirtiler sinir sistemi açısından acil değerlendirme gerektirebilir. Bu durumda beklemek doğru değildir, hızlı değerlendirme gerekir.
Erişkin yaşta kamburluk ve skolyoz ameliyatı, görüntü kötü diye değil, hastanın hayatı daraldığı için önerilir. Konservatif tedavilerle kontrol edilemeyen ağrı, belirgin fonksiyon kaybı, sinir basısına bağlı bacak şikayetleri, ilerleyici deformite ve omurga dengesinde belirgin bozulma cerrahi önerisinin ana gerekçeleridir. Ameliyatın hedefi omurgayı kağıt üzerinde kusursuz yapmak değil, hastayı daha dengeli, daha az ağrılı ve daha bağımsız hale getirmektir. Bu nedenle adaylık, muayene, ayakta tüm omurga görüntülemesi, sinir değerlendirmesi, kemik sağlığı ve genel sağlık durumunun birlikte ele alınmasıyla belirlenir.
Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişisel karar, omurga cerrahisi ile ilgilenen ortopedi veya beyin cerrahisi uzmanının detaylı değerlendirmesiyle verilmelidir.
İçerik Bilgisi