Skolyozu tek bir hastalık gibi görmek yaygın bir hatadır. Doğru bakış şudur: Skolyoz, omurganın yana doğru eğilmesi ve çoğu zaman dönmesiyle giden bir omurga deformitesi grubudur. Yani tek isim altında farklı nedenler, farklı yaş grupları ve farklı gidişatlar bulunur. Bu yüzden alt tipleri bilmek sadece merak işi değildir; takip planını, tedavi seçeneğini ve risk değerlendirmesini doğrudan etkiler.

Skolyoz sınıflaması temelde üç başlık üzerinden okunur: nedenine göre alt tipler, başlangıç yaşına göre alt tipler ve yapısal olup olmamasına göre alt tipler. Klinik pratikte en çok kullanılan yaklaşım, neden temelli sınıflamadır; çünkü tedavi mantığı, sebebi anladığınız anda netleşir.

Nedene Göre Skolyoz Alt Tipleri

Nedene göre sınıflama, işin omurgasıdır. Aynı derecede eğriliğe sahip iki kişinin gidişatı tamamen farklı olabilir; çünkü biri büyüme çağında idiopatiktir, diğeri erişkinde dejeneratiftir. Bu ayrımı yapmadan “skolyoz var” demek eksik konuşmaktır.

İdiyopatik Skolyoz

İdiyopatik skolyoz, en sık görülen tiptir. “İdiyopatik” kelimesinin anlamı nettir: Nedeni bilinmiyor. Burada bilinmiyor demek, “önemsiz” demek değildir; tam tersine en çok takip gerektiren grup genellikle burasıdır. İdiyopatik skolyoz özellikle çocukluk ve ergenlikte daha sık karşımıza çıkar. Bu grupta genetik yatkınlık, büyüme hızı, cinsiyet ve eğriliğin tipi gibi faktörler ilerleme riskini etkiler. Kısacası bu tip, doğru zamanda yakalanırsa izlem ve gerekirse korse gibi yöntemlerle kontrol altında tutulabilir; geç kalınırsa daha zor bir yere gidebilir.

İdiyopatik skolyoz kendi içinde başlangıç yaşına göre alt tiplere ayrılır. Bu ayrım kağıt üstünde detay gibi durur ama pratikte çok önemlidir; çünkü erken başlayan skolyozlar büyüme potansiyeli daha fazla olduğu için daha agresif seyredebilir.

İnfantil İdiyopatik Skolyoz

Doğumdan yaklaşık 3 yaşa kadar başlayan idiyopatik skolyoz bu başlık altında anılır. Bu dönem, hızlı büyüme ve gelişimin yaşandığı dönemdir. Bazı olgularda eğrilik kendiliğinden düzelebilir, bazılarında ise ilerleme görülebilir. Burada kritik nokta şudur: Bebeklik döneminde skolyoz sadece omurga meselesi olmayabilir; altta yatan başka gelişimsel sorunlar, kalça veya nörolojik durumlar da değerlendirilmelidir. Bu nedenle çocuk ortopedisi takibi ciddiye alınmalıdır.

Bunu okuyabilirsiniz >>>  Açık Kırık Nedir? Acil Müdahale ve Enfeksiyon Riskini Azaltma Yöntemleri

Juvenil İdiyopatik Skolyoz

Kabaca 4-10 yaş aralığında başlayan idiyopatik skolyoz bu gruptur. Juvenil başlangıç, takip açısından “tatlı sert” bir kategoridir. Çünkü çocuk büyümeye devam eder ve ilerleme riski vardır, fakat ergenlikteki ani büyüme atağı henüz gelmemiştir. Bu aralıkta düzenli ölçüm ve radyolojik takip, ilerlemeyi erken yakalamak için kritik rol oynar.

Adölesan İdiyopatik Skolyoz

Yaklaşık 10-18 yaş aralığında başlayan tip, en sık karşılaşılandır. Pratikte insanların “skolyoz” deyince aklına gelen tablo çoğu zaman budur. Ergenlikte büyüme hızlandığı için eğrilik ilerleme potansiyeli taşır. Bu grupta erken tanı, izlem ve korse tedavisi gibi yöntemlerin planlanması daha net kurallara bağlanmıştır. Burada açık konuşayım: “Bir şey olmaz” yaklaşımı, özellikle büyüme devam ederken riskli bir ihmaldir. İlerleme varsa, erken yakalanmak her zaman avantajdır.

Erişkin İdiyopatik Skolyoz

Çocuklukta başlamış idiyopatik skolyozun erişkin yaşa taşınmış halidir. Bazı kişilerde eğrilik yıllarca stabil kalabilir, bazı kişilerde zamanla ağrı, duruş bozukluğu veya fonksiyonel sorunlar belirginleşebilir. Erişkinde takipte odak sadece derece değildir; ağrı, denge, günlük yaşam kapasitesi ve nörolojik bulgular da önem kazanır.

Konjenital Skolyoz

Konjenital skolyoz, omurganın doğumsal gelişim kusurlarına bağlı ortaya çıkar. Bu, “sonradan oluşan eğrilik” gibi düşünülmemelidir; omurların oluşumunda veya segmentasyonunda problem vardır. Hemivertebra gibi gelişim anomalileri, omurganın bir tarafının farklı büyümesine yol açabilir ve eğrilik zamanla artabilir. Konjenital skolyozda bazen başka sistem anomalileri de eşlik edebilir; bu yüzden değerlendirme geniş tutulur. Tedavi yaklaşımı, deformitenin tipi ve ilerleme potansiyeline göre değişir; bazı olgularda erken cerrahi stratejiler gündeme gelebilir. Bu tipte “bekleyelim” yaklaşımı, her zaman doğru olmayabilir; çünkü ilerleme hızı kimi doğumsal deformitelerde daha belirgin olabilir.

Nöromüsküler Skolyoz

Nöromüsküler skolyoz, kas ve sinir sistemini etkileyen hastalıklara bağlı gelişen skolyozdur. Serebral palsi, musküler distrofi, spinal musküler atrofi gibi durumlar bu gruba örnektir. Burada skolyoz tek başına bir problem değildir; altta yatan nörolojik tablonun bir komplikasyonudur. Bu nedenle tedavi ekip işidir: ortopedi, çocuk hastalıkları, nöroloji, solunum değerlendirmesi ve beslenme gibi alanlar birlikte çalışır. Nöromüsküler skolyozda eğrilik daha hızlı ilerleyebilir, oturma dengesi bozulabilir ve solunum fonksiyonları etkilenebilir. Bu yüzden bu alt tip, klasik adölesan idiyopatik skolyozdan farklı bir mantıkla ele alınır.

Bunu okuyabilirsiniz >>>  Skolyoz iç organ hasarı yapar mı?

Sindromik Skolyoz

Sindromik skolyoz, belirli genetik sendromlar veya bağ dokusu hastalıklarıyla birlikte görülen skolyozdur. Marfan sendromu, Ehlers-Danlos gibi bağ dokusu bozuklukları veya nörofibromatozis gibi durumlar bu gruba örnek olabilir. Bu alt tipte skolyozun davranışı daha öngörülemez olabilir; çünkü sadece kemik değil, bağ dokusu ve genel vücut yapısı da etkilenir. Bu grupta takip planı daha kişiselleştirilir ve bazen cerrahi kararlar farklı parametrelerle değerlendirilir.

Dejeneratif Skolyoz

Dejeneratif skolyoz çoğunlukla erişkin ve ileri yaş grubunda görülür. Burada neden, büyüme değil “yıpranma”dır. Disklerin ve faset eklemlerin zamanla bozulması, omurganın dengesini kaybetmesine ve yana doğru eğrilik gelişmesine yol açabilir. Bu alt tipte şikayetler çoğu zaman ağrıdır; bel ağrısı, bacak ağrısı, dar kanal bulguları veya yürüme mesafesinde azalma gibi yakınmalar tabloya eşlik edebilir. Tedavide hedef, sadece röntgendeki açı değildir; ağrıyı kontrol etmek, fonksiyonu artırmak ve sinir basısı varsa bunu yönetmektir. Bu yüzden dejeneratif skolyozun yaklaşımı daha “semptom odaklı”dır.

Sekonder veya Diğer Nedenlere Bağlı Skolyoz

Skolyoz bazen tümör, enfeksiyon, travma, geçirilmiş ameliyatlar, inflamatuvar hastalıklar veya metabolik kemik sorunları gibi ikincil nedenlerle de görülebilir. Bu alt tiplerde en kritik şey şudur: Eğriliği değil, sebebi hedeflemeden doğru yönetim olmaz. Özellikle “ağrı çok