Çalışma Saatleri: Pzt - Cum 09:00 - 17:00 ozcankaya.md@gmail.com +90 (530) 257 73 77

Kemik Tümörleri

Kemik Tümörleri

Kemik tümörleri, kemiği oluşturan hücrelerin veya kemik içindeki farklı dokuların normal dışı biçimde çoğalması sonucunda oluşan kitlelerdir. Bu oluşumların tamamı kanser değildir. Kemik tümörleri iyi huylu, bölgesel olarak saldırgan veya kötü huylu özellik gösterebilir. Bazı tümörler yıllarca hiçbir belirti oluşturmadan takip edilebilirken bazıları kemiği zayıflatabilir, çevre dokulara zarar verebilir veya vücudun başka bölgelerine yayılabilir.

Kemik tümörleri değerlendirilirken hastanın yaşı, tümörün bulunduğu kemik, kemiğin hangi bölümünden kaynaklandığı, görüntüleme özellikleri ve büyüme hızı birlikte incelenir. Röntgende görülen her kemik lekesi kötü huylu bir tümör anlamına gelmez. Enfeksiyonlar, eski yaralanmalar, kemik kistleri ve bazı gelişimsel değişiklikler de tümöre benzeyen görüntüler oluşturabilir.

Kemik tümörleri bazen başka bir nedenle çekilen röntgen sırasında tesadüfen fark edilir. Bazı hastalar ise uzun süren kemik ağrısı, şişlik, ele gelen kitle, hareket kısıtlılığı veya düşük şiddetli bir travma sonrasında oluşan kırık nedeniyle doktora başvurur. Kesin tanı yalnızca ağrının özelliklerine bakılarak konulamaz; muayene, görüntüleme ve gerekli durumlarda biyopsi birlikte değerlendirilir.

Kemik Tümörleri Nedir?

Kemik tümörleri, kemiğin yüzeyinde, sert dış tabakasında, süngerimsi iç yapısında veya kemik iliği bölgesinde gelişebilir. Tümör büyüdükçe sağlıklı kemik dokusunun yerini alabilir ve kemiğin dayanıklılığını azaltabilir.

Bir kemik tümörü üç temel gruptan birinde değerlendirilebilir:

  • İyi huylu kemik tümörleri,
  • Bölgesel olarak agresif kemik tümörleri,
  • Kötü huylu kemik tümörleri.

İyi huylu kemik tümörleri vücudun uzak bölgelerine yayılmaz. Bununla birlikte bazı iyi huylu tümörler hızlı büyüyebilir, kemiği inceltebilir, ekleme zarar verebilir veya kırığa neden olabilir. Bu nedenle iyi huylu ifadesi, tümörün her zaman önemsiz olduğu anlamına gelmez. Dev hücreli kemik tümörü ve anevrizmal kemik kisti gibi bazı lezyonlar kanser olmamalarına rağmen çevredeki kemiği ciddi biçimde tahrip edebilir.

Kemik Tümörleri
Kemik Tümörleri

Primer ve Sekonder Kemik Tümörü Arasındaki Fark Nedir?

Primer kemik tümörleri, doğrudan kemik veya kemikle ilişkili dokulardan gelişir. Osteosarkom, kondrosarkom ve Ewing sarkomu primer kötü huylu kemik tümörleri arasında yer alır.

Bu İçeriği Yapay Zekâ (AI) ile Özetleyin
İçeriği seçtiğiniz yapay zekâ aracı ile özetleyebilir veya promptu kopyalayabilirsiniz.

Sekonder veya metastatik kemik tümörü ise başka bir organda başlayan kanserin kemiğe yayılmasıdır. Örneğin meme kanserinin kemiğe yayılması kemik kanseri değil, kemiğe metastaz yapmış meme kanseri olarak değerlendirilir. Yetişkinlerde başka organlardan kemiğe yayılan kanserler, doğrudan kemikten başlayan primer kemik kanserlerinden daha sık görülür.

Primer ve metastatik kemik tümörleri aynı şekilde tedavi edilmez. Metastatik tümörde tedavi, kanserin başladığı organa, yayılım derecesine ve kemiğin kırılma riskine göre planlanır. Primer kemik tümöründe ise tümörün hücresel tipi, derecesi ve evresi temel belirleyicilerdir.

Kemik Tümörleri İyi Huylu Olabilir mi?

Evet. Çok sayıda kemik tümörü iyi huyludur. İyi huylu kemik tümörleri bazen çocukluk veya genç erişkinlik döneminde ortaya çıkar ve büyüme tamamlandıktan sonra değişmeden kalabilir.

Sık karşılaşılan iyi huylu kemik oluşumları arasında şunlar bulunur:

  • Osteokondrom,
  • Enkondrom,
  • Osteoid osteom,
  • Nonossifiye fibrom,
  • Basit kemik kisti,
  • Anevrizmal kemik kisti,
  • Kondroblastom,
  • Dev hücreli kemik tümörü.

Bazı iyi huylu kemik tümörleri yalnızca belirli aralıklarla röntgen kontrolü gerektirir. Ağrı, büyüme, kırılma riski, sinir veya damar baskısı ya da kötü huylu dönüşüm şüphesi bulunuyorsa cerrahi tedavi değerlendirilebilir.

Osteokondrom Nedir?

Osteokondrom, kemik yüzeyinden dışarı doğru büyüyen ve üzeri kıkırdakla kaplı olan iyi huylu bir kemik tümörüdür. Çoğunlukla büyüme plaklarına yakın bölgelerde, özellikle diz ve omuz çevresinde görülür.

Osteokondrom bazen ağrısız, sert bir çıkıntı olarak fark edilir. Tendonun tümör üzerinden hareket etmesi ağrıya neden olabilir. Büyük osteokondromlar sinire veya damara baskı yaparak uyuşma, karıncalanma ya da dolaşım değişikliği oluşturabilir.

Tek bir osteokondrom çoğunlukla takip edilir. Tümör ağrı yapıyorsa, büyüme tamamlandıktan sonra büyümeye devam ediyorsa veya çevredeki yapılara baskı oluşturuyorsa çıkarılması düşünülebilir. Yetişkinlikte büyümeye başlayan veya ağrılı hale gelen osteokondromlar kötü huylu değişim ihtimali bakımından değerlendirilmelidir.

Enkondrom Nedir?

Enkondrom, kemiğin iç kısmında gelişen iyi huylu kıkırdak tümörüdür. El ve ayak kemiklerinde sık görülmekle birlikte kol ve bacakların uzun kemiklerinde de ortaya çıkabilir.

Enkondromların önemli bir bölümü belirti oluşturmaz ve başka bir nedenle çekilen röntgende fark edilir. Kemiğin önemli ölçüde zayıfladığı durumlarda patolojik kırık oluşabilir.

Belirti vermeyen ve saldırgan görüntüleme bulgusu bulunmayan enkondromlar düzenli kontrollerle izlenebilir. Ağrılı, büyüyen, kemiği zayıflatan veya kondrosarkom şüphesi oluşturan lezyonlarda biyopsi ve cerrahi tedavi değerlendirilebilir. Enkondrom ile düşük dereceli kondrosarkom arasındaki ayrım bazen deneyimli radyolog, patolog ve ortopedik onkologların birlikte çalışmasını gerektirir.

Dev Hücreli Kemik Tümörü Nedir?

Dev hücreli kemik tümörü çoğunlukla iyi huyludur ancak bölgesel olarak agresif davranabilir. Genellikle büyümesini tamamlamış genç ve orta yaşlı erişkinlerde, ekleme yakın kemik bölgelerinde görülür.

Bu tümörler ağrı, şişlik ve yakındaki eklem hareketlerinde kısıtlanma oluşturabilir. Kemiği ilerleyici biçimde zayıflatarak patolojik kırığa neden olabilir.

Dev hücreli kemik tümörleri nadiren akciğere yayılabilir. Tedavide çoğunlukla tümörün kazınarak çıkarılması, oluşan boşluğun kemik grefti veya kemik çimentosuyla doldurulması uygulanır. Bazı hastalarda ilaç tedavileri, damar embolizasyonu veya daha geniş cerrahi işlemler gerekebilir.

Anevrizmal Kemik Kisti Tümör müdür?

Anevrizmal kemik kisti kanser değildir ancak iyi huylu kemik tümörü benzeri bir lezyon olarak değerlendirilir. Özellikle çocuklar ve gençlerde görülür. İçinde kan ve sıvı bulunan boşluklar oluşturarak kemiği genişletebilir ve dış tabakasını inceltebilir.

Anevrizmal kemik kisti ağrı, şişlik, hareket azalması veya patolojik kırıkla belirti verebilir. Omurgada bulunduğunda sinirlere baskı yaparak kola veya bacağa yayılan ağrı ve nörolojik belirtiler oluşturabilir.

Görüntüleme bulguları başka agresif kemik tümörleri ile karışabileceği için tanı çoğunlukla biyopsiyle doğrulanır. Tedavide küretaj, kemik grefti, özel enjeksiyonlar veya lezyonun konumuna göre farklı cerrahi yöntemler kullanılabilir.

Kemik Tümörleri
Kemik Tümörleri

Kötü Huylu Kemik Tümörleri Nelerdir?

Kötü huylu kemik tümörleri, çevredeki dokulara yayılabilen ve kan veya lenf yoluyla uzak organlara ulaşabilen kanserlerdir. Primer kemik kanserleri nadir görülür.

Başlıca primer kötü huylu kemik tümörleri şunlardır:

  • Osteosarkom,
  • Kondrosarkom,
  • Ewing sarkomu,
  • Kordoma,
  • Kemiğin farklı nadir sarkomları.

Kötü huylu kemik tümörleri aynı hastalık değildir. Yaş grubu, tümörün kaynaklandığı hücre, uygulanan kemoterapi ve radyoterapiye duyarlılık ile cerrahi yaklaşım tümör tipine göre değişir. Primer kemik kanseri tedavisi, ortopedik onkoloji, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji uzmanlarının birlikte çalışmasını gerektirir.

Osteosarkom Nedir?

Osteosarkom, tümör hücrelerinin kemik benzeri doku ürettiği kötü huylu bir kemik tümörüdür. Çocuklar, ergenler ve genç erişkinlerde daha sık görülür; ancak ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir.

Osteosarkom çoğunlukla diz çevresindeki uyluk ve kaval kemikleriyle omuz çevresindeki üst kol kemiğinde gelişir. Ağrı, şişlik, topallama ve hareket kısıtlılığı görülebilir. Bazı hastalarda ilk belirti patolojik kırık olabilir.

Tedavi çoğunlukla kemoterapi ve tümörün cerrahi olarak çıkarılmasını içerir. Ameliyat sırasında mümkün olduğunda tümörlü bölüm çıkarılarak uzvun korunması hedeflenir. Tedavi sıralaması ve kullanılan ilaçlar, hastanın yaşına ve hastalığın evresine göre onkoloji ekibi tarafından belirlenir.

Kondrosarkom Nedir?

Kondrosarkom, kıkırdak dokusu oluşturan hücrelerden gelişen kötü huylu bir kemik tümörüdür. Daha çok yetişkin ve ileri yaştaki kişilerde görülür.

Pelvis, omuz çevresi, kaburgalar ve uzun kemikler kondrosarkomun görülebildiği bölgeler arasındadır. Ağrı ve şişlik zaman içerisinde artabilir.

Kondrosarkomun tedavisinde temel yöntem çoğunlukla tümörün temiz cerrahi sınırlarla çıkarılmasıdır. Bazı kondrosarkom türleri kemoterapi ve radyoterapiye sınırlı yanıt verdiği için doğru cerrahi planlama büyük önem taşır.

Ewing Sarkomu Nedir?

Ewing sarkomu daha çok çocuklar, ergenler ve genç erişkinlerde görülen kötü huylu bir kemik ve yumuşak doku tümörüdür. Pelvis, uyluk, kaburgalar ve kol kemiklerinde gelişebilir.

Ewing sarkomunda ağrı ve şişliğin yanında ateş, halsizlik ve kilo kaybı gibi genel belirtiler görülebilir. Bazı vakalar kemik enfeksiyonuna benzer bulgular oluşturabilir.

Tedavide kemoterapi temel yöntemlerden biridir. Cerrahi ve radyoterapi, tümörün konumu ve çıkarılabilirliğine göre tedaviye eklenebilir.

Kemik Tümörlerinin Belirtileri Nelerdir?

Kemik tümörleri her hastada aynı belirtileri oluşturmaz. Belirtiler tümörün türüne, büyüklüğüne ve bulunduğu kemiğe göre değişir.

Sık görülebilen belirtiler şunlardır:

  • Uzun süren kemik ağrısı,
  • Geceleri artabilen ağrı,
  • Giderek büyüyen şişlik veya kitle,
  • Kemik üzerinde hassasiyet,
  • Yakındaki eklemde hareket kısıtlılığı,
  • Topallama veya yürüme güçlüğü,
  • Kemiğin zayıflamasına bağlı kırık,
  • Omurga tümörlerinde uyuşma veya güç kaybı,
  • Kötü huylu vakalarda açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik.

Kemik kanserlerinde en sık görülen belirti ağrıdır. Ağrı başlangıçta gelip gidebilir, gece veya aktivite sırasında artabilir ve zamanla sürekli hale gelebilir. Bununla birlikte bu belirtiler çoğunlukla yaralanmalar, eklem hastalıkları ve diğer iyi huylu nedenlerle ilişkilidir. Belirtilerin uzun sürmesi veya giderek kötüleşmesi durumunda değerlendirme yapılmalıdır.

Gece Artan Kemik Ağrısı Tümör Belirtisi midir?

Gece artan ağrı kötü huylu kemik tümörleri ile ilişkili olabilir; ancak tek başına tümör tanısı koydurmaz. Kas zorlanmaları, romatizmal hastalıklar, enfeksiyonlar ve sinir sorunları da gece ağrısı oluşturabilir.

Ağrı birkaç hafta boyunca devam ediyor, giderek artıyor, kişiyi uykudan uyandırıyor veya şişlikle birlikte görülüyorsa ortopedi değerlendirmesi yapılmalıdır. Özellikle belirgin bir yaralanma olmadan başlayan ve ağrı kesicilere rağmen devam eden kemik ağrısı ihmal edilmemelidir.

Her Ele Gelen Kemik Çıkıntısı Tümör müdür?

Hayır. Normal kemik çıkıntıları, eski kırık sonrası oluşan kemik dokusu, kireçlenme, bursa şişliği ve yumuşak doku kitleleri kemik tümörüyle karıştırılabilir.

Büyüyen, ağrılı hale gelen, sert ve hareketsiz olan veya eklem hareketlerini etkileyen kitleler muayene edilmelidir. Çocuklarda kemik çevresindeki şişlikler büyüme plağı sorunları ve enfeksiyonlar açısından da değerlendirilir.

Patolojik Kırık Nedir?

Patolojik kırık, normalde sağlam bir kemiği kırmayacak kadar hafif bir travma sonucunda veya belirgin travma olmadan oluşan kırık türüdür. Kemiği zayıflatan kemik tümörleri, kistler, enfeksiyonlar ve osteoporoz patolojik kırığa neden olabilir.

Tümör bulunan kemikte kırık oluştuğunda yalnızca kırığın tespit edilmesi yeterli değildir. Tümörün türü ve cerrahi planlama birlikte değerlendirilmelidir. Tümörlü bölgeye biyopsi planlanmadan plaka, vida veya çivi uygulanması sonraki tedaviyi güçleştirebilir. Kemik tümörü şüphesi bulunan kırıklar ortopedik onkoloji deneyimi bulunan merkezlerde ele alınmalıdır.

Kemik Tümörleri Nasıl Teşhis Edilir?

Kemik tümörleri değerlendirilirken ilk aşama hastanın öyküsünün alınması ve fizik muayenedir. Ağrının ne kadar süredir devam ettiği, gece artıp artmadığı, kitlenin büyüyüp büyümediği ve daha önce kanser tedavisi uygulanıp uygulanmadığı sorgulanır.

Tanıda kullanılabilecek yöntemler şunlardır:

  • Röntgen,
  • Manyetik rezonans görüntüleme,
  • Bilgisayarlı tomografi,
  • Kemik sintigrafisi,
  • PET veya PET-BT,
  • Akciğer görüntülemesi,
  • Kan testleri,
  • Biyopsi ve patolojik inceleme.

Hangi testlerin gerekli olduğu kemik tümörleri için aynı değildir. Bazı iyi huylu lezyonlar karakteristik röntgen görüntüsüyle tanınabilirken saldırgan veya kötü huylu olabilecek lezyonlarda ileri görüntüleme ve biyopsi gerekir.

Kemik Tümörleri
Kemik Tümörleri

Röntgen Kemik Tümörünü Gösterir mi?

Röntgen, kemik tümörleri değerlendirmesinde çoğunlukla ilk görüntüleme yöntemidir. Tümörün kemiğin hangi bölümünde bulunduğunu, kemiği eritip eritmediğini, yeni kemik oluşumuna neden olup olmadığını ve kırık riskini gösterebilir.

Röntgende tümörün sınırlarının düzenli veya düzensiz olması, kemiğin dış tabakasının durumu ve çevredeki kemik reaksiyonu değerlendirilir. Bununla birlikte kesin tümör tipi yalnızca röntgenle her zaman belirlenemez.

MR Neden İstenir?

MR, tümörün kemik içindeki yayılımını ve kas, damar, sinir, eklem ve diğer yumuşak dokularla ilişkisini gösterir. Özellikle ameliyat planlanan kötü huylu kemik tümörleri için MR önemli bilgiler sağlar.

MR çekimi, mümkünse biyopsiden önce ve tümörü içerecek uygun genişlikte yapılmalıdır. Biyopsi veya cerrahi sonrasında gelişen kanama ve ödem görüntülerin yorumlanmasını zorlaştırabilir.

Kemik Tümörü Biyopsisi Nedir?

Biyopsi, tümörden küçük bir doku örneği alınarak mikroskop altında incelenmesidir. Görüntüleme kemik tümörleri hakkında güçlü ipuçları verse de kötü huylu tümörün kesin türünü belirlemek için çoğunlukla biyopsi gerekir.

Biyopsi yöntemleri şunlardır:

  • Kalın iğne biyopsisi,
  • Görüntüleme eşliğinde iğne biyopsisi,
  • Açık cerrahi biyopsi.

Kemik tümörü biyopsisi sıradan bir örnek alma işlemi değildir. İğnenin veya cerrahi kesinin geçtiği yol, daha sonraki tümör ameliyatında çıkarılması gereken alanı etkileyebilir. Bu nedenle biyopsi, mümkünse kesin tedaviyi gerçekleştirecek ortopedik onkoloji ekibi tarafından planlanmalıdır. Yanlış planlanan biyopsi daha geniş cerrahi gereksinimine yol açabilir.

Biyopsi Tümörü Yayar mı?

Doğru teknikle ve uygun merkezde yapılan biyopsi, kemik tümörleri tanısının temel aşamalarından biridir. Asıl risk biyopsinin gereksiz, yanlış bölgeden veya sonraki cerrahi dikkate alınmadan yapılmasıdır.

Biyopsi kanalı, kötü huylu tümör ameliyatı sırasında tümörle birlikte çıkarılabilecek şekilde planlanır. Bu nedenle görüntüleme tamamlanmadan ve ortopedik onkoloji görüşü alınmadan biyopsi yaptırılmamalıdır.

Kemik Tümörleri Nasıl Tedavi Edilir?

Kemik tümörleri için tedavi, tümörün iyi veya kötü huylu olmasına göre değişir. Hastanın yaşı, tümörün konumu, büyüklüğü, kemiğin dayanıklılığı ve çevre dokularla ilişkisi dikkate alınır.

Tedavi seçenekleri şunları içerebilir:

  • Düzenli takip,
  • İlaç tedavisi,
  • Tümörün kazınarak çıkarılması,
  • Kemik grefti veya kemik çimentosu uygulanması,
  • Tümörün geniş sınırlarla çıkarılması,
  • Plak, vida veya çiviyle kemiğin güçlendirilmesi,
  • Eklem protezi veya özel tümör protezi,
  • Kemoterapi,
  • Radyoterapi,
  • Hedefe yönelik ilaçlar.

İyi huylu ve belirti vermeyen kemik tümörleri yalnızca düzenli röntgenlerle izlenebilir. Ağrı, büyüme, patolojik kırık riski veya saldırgan davranış varsa cerrahi gündeme gelir. Kötü huylu tümörlerde cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik tedaviler tümörün türüne göre birlikte kullanılabilir.

Kemik Tümörü Ameliyatında Ne Yapılır?

İyi huylu bazı kemik tümörleri küretaj adı verilen yöntemle kemiğin içinden kazınarak çıkarılabilir. Kalan boşluk kemik grefti, sentetik kemik ürünü veya kemik çimentosuyla doldurulabilir.

Kötü huylu tümörlerde amaç, tümörü çevresindeki güvenli doku sınırıyla birlikte çıkarmaktır. Tümör çıkarıldıktan sonra kemikte oluşan eksiklik:

  • Hastanın kendi kemiğiyle,
  • Donör kemiğiyle,
  • Metal implantlarla,
  • Özel tümör protezleriyle,
  • Kemik ve protezin birlikte kullanıldığı yöntemlerle

onarılabilir.

Günümüzde uygun hastaların önemli bir bölümünde uzuv koruyucu cerrahi uygulanabilir. Bununla birlikte tümörün büyük damar ve sinirleri yaygın biçimde tutması veya enfeksiyon gibi ciddi durumlarda amputasyon gerekebilir.

Kemik Tümörleri
Kemik Tümörleri

Kemik Tümörlerinde Kemoterapi Kullanılır mı?

Kemoterapinin etkisi tümör türüne göre değişir. Osteosarkom ve Ewing sarkomu gibi bazı kötü huylu kemik tümörleri kemoterapiyle tedavi edilir.

Kemoterapi ameliyattan önce tümörü küçültmek, ameliyat sonrasında vücutta kalabilecek mikroskobik hücreleri yok etmek veya yayılmış hastalığı kontrol etmek amacıyla uygulanabilir. Kondrosarkomların birçok türünde kemoterapinin etkisi sınırlıdır.

Kemik Tümörlerinde Radyoterapi Kullanılır mı?

Radyoterapi her kemik tümöründe kullanılmaz. Ewing sarkomu radyoterapiye daha duyarlı tümörlerden biridir. Ameliyatın mümkün olmadığı veya tümörün tamamen çıkarılamadığı bazı durumlarda radyoterapi uygulanabilir.

Radyoterapi ayrıca ileri hastalıkta ağrının azaltılması ve tümör kontrolünün sağlanması amacıyla kullanılabilir. Tedavi kararı radyasyon onkolojisi ve ortopedik onkoloji ekipleri tarafından birlikte verilir.

Çocuklarda Kemik Tümörleri

Çocuklarda görülen kemik tümörleri çoğunlukla iyi huyludur. Bununla birlikte osteosarkom ve Ewing sarkomu gibi kötü huylu tümörler çocuk ve ergenlerde ortaya çıkabilir.

Çocuklarda büyüme ağrısı genellikle iki bacakta, kaslarda ve akşam saatlerinde hissedilir. Tek bir kemik noktasında sürekli ağrı, büyüyen şişlik, topallama veya gece uykudan uyandıran ağrı büyüme ağrısı olarak kabul edilmeden değerlendirilmelidir.

Çocuklardaki kemik tümörleri tedavi edilirken büyüme plaklarının korunması, gelecekteki uzuv uzunluğu ve eklem fonksiyonu dikkate alınır.

Kemik Tümörleri Tekrarlar mı?

Bazı kemik tümörleri tedaviden sonra aynı bölgede tekrar oluşabilir. Tekrarlama riski tümörün türüne, saldırganlık derecesine ve cerrahi sırasında tamamen çıkarılıp çıkarılmadığına bağlıdır.

Dev hücreli kemik tümörü ve anevrizmal kemik kisti gibi iyi huylu lezyonlarda da tekrar görülebilir. Kötü huylu tümörlerde hem ameliyat bölgesi hem de akciğerler gibi uzak organlar düzenli kontrollerle takip edilir.

Kemik Tümörleri Önlenebilir mi?

Çoğu primer kemik tümörünün kesin nedeni bilinmediği için tamamen önlenmesi mümkün değildir. Yaralanma, egzersiz yapmak veya kemiğe darbe almak çoğu kemik tümörleri için doğrudan neden değildir.

Travma, daha önce belirti vermeyen bir tümör bölgesinde ağrı veya kırık oluşturarak tümörün fark edilmesine neden olabilir. Hastalar bu nedenle tümörün darbe sonucunda oluştuğunu düşünebilir.

Daha önce radyoterapi uygulanmış olması, bazı genetik sendromlar ve belirli kemik hastalıkları bazı primer kemik kanserlerinin riskini artırabilir. Riskli kişilerin takip programı uzman doktor tarafından belirlenmelidir.

Hangi Durumlarda Doktora Başvurulmalıdır?

Aşağıdaki durumlarda ortopedi ve travmatoloji değerlendirmesi önerilir:

  • Birkaç hafta boyunca devam eden kemik ağrısı,
  • Geceleri belirginleşen veya giderek artan ağrı,
  • Kemik üzerinde büyüyen şişlik veya kitle,
  • Belirgin travma olmadan oluşan kırık,
  • Çocukta açıklanamayan topallama,
  • Eklem hareketlerinde giderek artan kısıtlanma,
  • Eski bir kemik çıkıntısının büyümeye başlaması,
  • Kanser öyküsü bulunan kişide yeni kemik ağrısı,
  • Omurga ağrısıyla birlikte uyuşma veya güç kaybı.

Bu belirtiler mutlaka kötü huylu kemik tümörleri bulunduğu anlamına gelmez. Ancak erken değerlendirme, gerçek nedenin belirlenmesini ve gerekli tedavinin gecikmeden başlatılmasını sağlar.

Kemik Tümörleri İçin Hangi Doktora Gidilir?

Şüpheli kemik lezyonlarının ilk değerlendirmesi ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından yapılabilir. Görüntüleme bulguları tümör düşündürüyorsa hasta ortopedik onkoloji veya kas-iskelet sistemi tümörleri konusunda deneyimli bir merkeze yönlendirilmelidir.

Kemik tümörleri için cerrahi karar verilmeden önce röntgen, MR ve gerekli diğer incelemeler tamamlanmalıdır. Kötü huylu tümör şüphesinde biyopsi ve ameliyat aynı tedavi ekibi tarafından planlanmalıdır.

Tedavi sürecinde ortopedik onkolog, tıbbi onkolog, radyasyon onkoloğu, radyolog, patolog, fizyoterapist ve gerekli diğer uzmanlar birlikte görev alabilir.

Kemik Tümörleri
Kemik Tümörleri

Sık Sorulan Sorular

Kemik tümörleri her zaman kanser midir?
Hayır. Kemik tümörlerinin önemli bir bölümü iyi huyludur. Ancak iyi huylu tümörler de kemiği zayıflatabileceği veya büyüyebileceği için doktor takibi gerekebilir.

Kemik tümörü ağrısı nasıl olur?
Ağrı başlangıçta aralıklı olabilir. Gece, hareket veya yük verme sırasında artabilir ve zamanla daha sürekli hale gelebilir. Ağrının özelliği tek başına tanı koydurmaz.

Kemik tümörü kan testinde çıkar mı?
Kan testleri bazı tümörlerde yardımcı bilgiler sağlayabilir ancak kemik tümörünü tek başına doğrulamaz. Kesin tanıda görüntüleme ve gerektiğinde biyopsi kullanılır.

Kemik tümörü röntgende görülür mü?
Birçok kemik tümörü röntgende görülebilir. Tümörün ayrıntıları ve çevre dokularla ilişkisi için MR veya BT gerekebilir.

İyi huylu kemik tümörü ameliyat edilir mi?
Ağrı, büyüme, kırık riski, sinir-damar baskısı veya saldırgan görüntüleme bulguları varsa ameliyat düşünülebilir. Belirti vermeyen bazı tümörler yalnızca takip edilir.

Kemik tümörü biyopsisi şart mıdır?
Her iyi huylu görünümlü lezyonda biyopsi gerekmez. Kötü huylu veya saldırgan tümör şüphesinde kesin tanı için biyopsi çoğunlukla gereklidir.

Biyopsi nerede yapılmalıdır?
Biyopsi, mümkünse tümörün kesin ameliyatını gerçekleştirecek ortopedik onkoloji ekibi tarafından planlanmalıdır.

Kemik tümörü başka yere yayılır mı?
Kötü huylu kemik tümörleri başka organlara yayılabilir. İyi huylu tümörler genellikle yayılmaz; ancak dev hücreli kemik tümörü nadiren akciğere yayılabilir.

Kemik tümörleri çocuklarda görülür mü?
Evet. Çocuklarda hem iyi huylu hem de kötü huylu kemik tümörleri görülebilir. Tek taraflı ve sürekli ağrı, şişlik veya topallama değerlendirilmelidir.

Kemik tümörü tedavi edilebilir mi?
Birçok iyi huylu kemik tümörü takip veya cerrahiyle başarılı biçimde tedavi edilebilir. Kötü huylu tümörlerde sonuç tümörün türüne, evresine ve tedaviye verdiği yanıta bağlıdır.

Kemik Tümörleri
Kemik Tümörleri

Kemik tümörleri, iyi huylu oluşumlardan ciddi kötü huylu kanserlere kadar geniş bir hastalık grubunu kapsar. Bu nedenle röntgende görülen bir lezyonun yalnızca “tümör” olarak adlandırılması yeterli değildir.

Kemik tümörleri değerlendirilirken hastanın yaşı, ağrının özellikleri, tümörün bulunduğu kemik ve görüntüleme bulguları birlikte incelenir. Röntgen çoğunlukla ilk adımdır; MR ve BT tümörün yayılımını gösterir. Kesin tanı gereken hastalarda biyopsi uygulanır.

Biyopsi, kemik tümörleri tedavisinin en kritik aşamalarından biridir. İşlemin yanlış yerden yapılması sonraki ameliyatı güçleştirebileceği için biyopsi planı ortopedik onkoloji ekibiyle hazırlanmalıdır.

İyi huylu ve belirti vermeyen kemik tümörleri düzenli görüntülemeyle takip edilebilir. Ağrı oluşturan, büyüyen, kemiği zayıflatan veya çevre dokulara baskı yapan tümörlerde cerrahi tedavi gerekebilir.

Kötü huylu kemik tümörleri için cerrahi, kemoterapi, radyoterapi veya hedefe yönelik tedaviler kullanılabilir. Tedavi seçimi osteosarkom, kondrosarkom veya Ewing sarkomu gibi tümör tipine göre değişir.

Kemik tümörü tedavisi planlanırken temel amaç tümörün kontrol altına alınmasının yanında uzuv fonksiyonunun ve hastanın yaşam kalitesinin mümkün olduğunca korunmasıdır.

Uzun süren kemik ağrısı, büyüyen şişlik, açıklanamayan topallama veya hafif travmayla oluşan kırık durumunda muayene geciktirilmemelidir. Erken değerlendirme, hem iyi huylu hem de kötü huylu kemik tümörleri için doğru tedavinin zamanında planlanmasını sağlar.

Bu içerik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kemik ağrısı, kemikte kitle, patolojik kırık veya şüpheli görüntüleme bulguları hakkında kesin tanı ve kişiye özel tedavi için ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurulmalıdır.

Paylaş:
Doç. Dr. Özcan Kaya

Doç. Dr. Özcan Kaya

Ortopedi ve travmatoloji alanında hasta bilgilendirme yazıları, tedavi süreçleri ve güncel içerikler editörler tarafından paylaşılmaktadır.