
Lateral Epikondilit Nedir?
Lateral epikondilit, halk arasında daha çok “tenisçi dirseği” olarak bilinen, dirseğin dış tarafında ağrıya neden olan yaygın bir tendon problemidir. Bu rahatsızlık, el bileğini ve parmakları yukarı kaldırmaya yardımcı olan kasların dirsek dış kısmındaki kemik çıkıntıya tutunduğu bölgede gelişir. Bu bölgeye lateral epikondil adı verilir. Buraya yapışan tendonlarda zamanla zorlanma, yıpranma, mikroskobik hasar ve dejenerasyon meydana geldiğinde lateral epikondilit tablosu ortaya çıkar.
Her ne kadar adı “tenisçi dirseği” olsa da bu hastalık yalnızca tenis oynayan kişilerde görülmez. Aksine, günlük yaşamında el bileğini, ön kol kaslarını ve kavrama gücünü sık kullanan pek çok kişide ortaya çıkabilir. Tornavida kullanmak, ağır poşet taşımak, temizlik yapmak, bilgisayar faresi kullanmak, çekiç veya matkap gibi el aletleriyle çalışmak, sık kavrama ve çevirme hareketleri yapmak bu bölgedeki tendonlara yük bindirebilir.
Lateral epikondilit uzun yıllar boyunca “tendinit” yani tendon iltihabı olarak adlandırılmıştır. Ancak günümüzde bu rahatsızlığın çoğu zaman gerçek bir iltihaptan çok, tendon dokusunda kronik zorlanma ve yapısal bozulma ile ilişkili olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle bazı uzmanlar lateral epikondilit yerine “lateral dirsek tendinopatisi” ifadesinin daha doğru olduğunu belirtmektedir.
Bu hastalıkta en sık etkilenen yapı, el bileğini geriye doğru kaldıran kaslardan biri olan ekstansör karpi radialis brevis tendonudur. Bu tendonun lateral epikondile tutunduğu bölgede tekrarlayan yüklenmeler sonucunda hassasiyet ve ağrı oluşur. Ağrı başlangıçta yalnızca zorlayıcı aktiviteler sırasında hissedilirken, ilerleyen dönemlerde günlük işleri yaparken hatta istirahat sırasında bile rahatsızlık verebilir.
Lateral Epikondilit Kimlerde Görülür?
Lateral epikondilit toplumda oldukça sık görülen bir dirsek ağrısı nedenidir. Genellikle 35-50 yaş aralığında daha sık rastlanır. Kadınlarda ve erkeklerde benzer oranlarda görülebilir. Çoğu zaman kişinin daha baskın kullandığı kolda ortaya çıkar. Sağ elini kullananlarda sağ dirsek, sol elini kullananlarda ise sol dirsek daha sık etkilenebilir.
Bu rahatsızlık özellikle el ve kol gücüyle çalışan kişilerde daha yaygındır. Marangozlar, tesisatçılar, boyacılar, temizlik çalışanları, aşçılar, kasaplar, fabrika işçileri, bilgisayar başında uzun süre çalışanlar, bahçe işleriyle uğraşanlar ve el aletlerini yoğun kullanan kişiler risk grubunda yer alır. Bununla birlikte ev işleri, bebek taşıma, sık temizlik yapma veya uzun süre örgü ve el işiyle uğraşma gibi aktiviteler de lateral epikondilit gelişimine katkıda bulunabilir.
Sporcularda da lateral epikondilit görülebilir. Özellikle tenis, squash, badminton, masa tenisi, golf ve ağırlık çalışmaları sırasında yanlış teknik, uygun olmayan ekipman, aşırı antrenman veya yetersiz ısınma tendonlara fazla yük bindirebilir. Tenis oynayan kişilerde backhand vuruş sırasında dirseğin dış tarafına binen yük arttığı için bu rahatsızlık ortaya çıkabilir.
Ancak lateral epikondilit her zaman belirgin bir travma veya tek bir zorlanma sonrası gelişmez. Çoğu hastada şikayetler yavaş yavaş başlar. Kişi başlangıçta hafif bir dirsek ağrısı hisseder, ancak bunu önemsemeyebilir. Zamanla ağrı artar, kavrama gücü azalır ve günlük yaşam aktiviteleri zorlaşır.
Lateral Epikondilit Neden Olur?
Lateral epikondilitin temel nedeni, dirseğin dış kısmındaki tendonların tekrarlayan zorlanmalara maruz kalmasıdır. El bileğini geriye kaldırma, kavrama, sıkma, çevirme ve kaldırma hareketleri sırasında ön kol kasları çalışır. Bu kasların tendonları lateral epikondil bölgesine yapışır. Aynı hareketlerin sık tekrarlanması veya ani yüklenmeler bu tendonlarda mikroskobik yırtıklara ve dejeneratif değişikliklere neden olabilir.
Başlangıçta tendon dokusu bu küçük hasarları onarmaya çalışır. Ancak zorlanma devam ederse iyileşme süreci yetersiz kalır. Tendon dokusunda düzensiz iyileşme, kalınlaşma, hassasiyet ve ağrı meydana gelir. Bu süreç kronik hale geldiğinde lateral epikondilit tablosu belirginleşir.
El bileğini sürekli yukarı kaldırmak, ağır bir cismi avuç içi aşağı bakacak şekilde taşımak, tornavida sıkmak, kavanoz kapağı açmak, temizlik bezi sıkmak, uzun süre mouse kullanmak, çekiç veya matkap gibi titreşimli aletlerle çalışmak lateral epikondilit riskini artırabilir. Bu hareketlerin ortak özelliği, el bileği ekstansör kaslarına tekrarlayan yük bindirmesidir.
Bazı kişilerde kas kuvvet dengesizliği, yanlış çalışma pozisyonu, yetersiz ergonomi, omuz ve kürek kemiği çevresi kas zayıflığı da dirsek bölgesine binen yükü artırabilir. Bu nedenle lateral epikondilit yalnızca dirsek bölgesindeki bir sorun gibi görülmemeli, tüm üst ekstremite kullanım alışkanlıkları birlikte değerlendirilmelidir.
Lateral Epikondilit Belirtileri Nelerdir?
Lateral epikondilitin en tipik belirtisi dirseğin dış tarafında ağrıdır. Ağrı genellikle lateral epikondil adı verilen kemik çıkıntı üzerinde hissedilir. Başlangıçta hafif ve aralıklı olabilir. Zorlayıcı aktivitelerden sonra ortaya çıkar ve dinlenmeyle azalır. Ancak hastalık ilerledikçe ağrı daha sık hale gelir ve günlük işleri kısıtlamaya başlar.
Hastalar çoğu zaman çaydanlık kaldırırken, kapı kolu çevirirken, kavanoz kapağı açarken, tokalaşırken, poşet taşırken, bilgisayar faresi kullanırken veya bir cismi sıkıca kavrarken ağrının arttığını ifade eder. Ağrı bazen dirsekten ön kola doğru yayılabilir. Nadiren bileğe kadar inen rahatsızlık hissi olabilir.
Bir diğer önemli belirti kavrama gücünde azalmadır. Hasta elindeki eşyaları düşürmeye başlayabilir. Ağrı nedeniyle cisimleri sıkı tutmakta zorlanabilir. Özellikle sabah saatlerinde dirsek çevresinde sertlik ve hassasiyet hissedilebilir.
Dirsek dış kısmına bastırıldığında belirgin ağrı olması lateral epikondilit için tipik bir muayene bulgusudur. Ayrıca el bileğini direnç karşısında geriye kaldırmak ağrıyı artırabilir. Bu durum, etkilenen tendonların yük altında hassaslaştığını gösterir.
Lateral Epikondilit Tanısı Nasıl Konulur?
Lateral epikondilit tanısı çoğu zaman hastanın şikayetleri ve fizik muayene ile konulur. Hekim öncelikle ağrının ne zaman başladığını, hangi hareketlerle arttığını, kişinin mesleğini, spor alışkanlıklarını ve daha önce geçirilmiş travmaları sorgular. Ağrının yeri, yayılımı ve günlük yaşam üzerindeki etkisi değerlendirilir.
Fizik muayenede lateral epikondil üzerine basmakla ağrı olup olmadığı kontrol edilir. Dirsek düz pozisyondayken el bileğinin direnç karşısında yukarı kaldırılması istenir. Bu hareket sırasında dirsek dış kısmında ağrı oluşması lateral epikondilit lehinedir. Ayrıca bazı özel testler tanıya yardımcı olabilir.
Pasif germe testinde dirsek düz pozisyonda tutulur, ön kol pronasyona alınır ve el bileği aşağı doğru bükülür. Bu sırada lateral epikondil bölgesinde ağrının artması tendonların gerilme ile hassaslaştığını gösterir. Thompson testi ve Mill’s testi gibi muayene yöntemleri de lateral epikondilit tanısında kullanılabilir.
Çoğu hastada röntgen, MR veya ultrason gibi görüntüleme yöntemlerine gerek kalmadan tanı konulabilir. Ancak uzun süren, tedaviye yanıt vermeyen veya farklı bir hastalıktan şüphe edilen olgularda görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. MR incelemesinde tendon kalınlaşması, tendon içinde sinyal artışı, dejenerasyon veya yırtık bulguları görülebilir.
Ayırıcı tanı da önemlidir. Boyun fıtığı, C6 sinir kökü basısı, dirsek eklem içi patolojileri, sinir sıkışmaları, romatizmal hastalıklar ve kireçlenme benzer ağrılara neden olabilir. Bu nedenle özellikle ağrı kola yayılıyorsa, uyuşma ve güç kaybı eşlik ediyorsa ya da tedaviye rağmen düzelme olmuyorsa daha ayrıntılı değerlendirme gerekebilir.
Lateral Epikondilit Tedavisi Nasıl Yapılır?
Lateral epikondilit tedavisinde temel amaç ağrıyı azaltmak, tendon üzerindeki yükü kontrol etmek, dokunun iyileşmesini desteklemek ve hastanın günlük yaşamına mümkün olan en sağlıklı şekilde dönmesini sağlamaktır. Tedavi her hastada aynı şekilde planlanmaz. Ağrının süresi, şiddeti, kişinin mesleği, spor alışkanlıkları, muayene bulguları ve daha önce uygulanan tedaviler dikkate alınır.
Lateral epikondilit tedavisine genellikle cerrahi olmayan yöntemlerle başlanır. Çünkü hastaların büyük bir kısmı ameliyatsız tedavilerle rahatlayabilir. Aktivite düzenlemesi, istirahat, buz uygulaması, ilaç tedavisi, egzersiz, fizik tedavi, breys kullanımı ve bazı enjeksiyon tedavileri konservatif tedavi seçenekleri arasında yer alır.
Bu hastalıkta sabırlı olmak önemlidir. Tendon dokusunun iyileşmesi zaman alabilir. Ağrının tamamen geçmesi haftalar veya aylar sürebilir. Tedavi sürecinde yalnızca ağrıyı baskılamak değil, ağrıya neden olan hareket alışkanlıklarını değiştirmek de gerekir. Aksi halde şikayetler geçici olarak azalsa bile tekrar edebilir.
Aktivite Düzenlemesi ve Günlük Yaşam Önerileri
Lateral epikondilit tedavisinin ilk basamağı, ağrıyı artıran hareketlerin belirlenmesi ve geçici olarak azaltılmasıdır. Bu, kolun tamamen hareketsiz bırakılması anlamına gelmez. Aksine, amaç tendonlara aşırı yük bindiren hareketleri kontrol altına almak ve iyileşmeye fırsat tanımaktır.
Ağrıyı artıran kavrama, sıkma, çevirme ve kaldırma hareketlerinden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Ağır poşetler avuç içi aşağı bakacak şekilde değil, mümkünse iki elle ve yük vücuda yakın tutulacak şekilde taşınmalıdır. Kavanoz kapağı açmak, tornavida kullanmak, uzun süre mouse kullanmak veya temizlik bezi sıkmak gibi hareketlerde dikkatli olunmalıdır.
Bilgisayar başında çalışan kişilerde masa, sandalye, klavye ve mouse düzeni gözden geçirilmelidir. El bileğinin uzun süre yukarı kalkık veya bükülü pozisyonda kalması ön kol kaslarını gerebilir. Ergonomik mouse kullanımı, bileğin nötr pozisyonda tutulması ve düzenli molalar verilmesi faydalı olabilir.
Sporcularda ise teknik hatalar, ekipman seçimi ve antrenman yoğunluğu değerlendirilmelidir. Tenis oynayan kişilerde raket sap kalınlığı, tel gerginliği ve vuruş tekniği önemlidir. Yanlış teknik devam ettiği sürece tedaviye rağmen ağrı tekrarlayabilir.
Buz Uygulaması ve İlaç Tedavisi
Ağrılı dönemlerde buz uygulaması semptomatik rahatlama sağlayabilir. Özellikle aktivite sonrası dirsek dış kısmında ağrı ve hassasiyet artıyorsa, kısa süreli buz uygulaması ağrıyı azaltabilir. Buz doğrudan cilde temas ettirilmemeli, ince bir havlu üzerinden uygulanmalıdır.
Nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar ağrı kontrolünde kullanılabilir. Bu ilaçlar özellikle ağrının belirgin olduğu dönemlerde hastanın günlük yaşamını kolaylaştırabilir. Ancak lateral epikondilit çoğu zaman klasik bir iltihap hastalığından çok kronik tendon dejenerasyonu ile ilişkili olduğundan, ilaç tedavisi tek başına kalıcı çözüm olarak görülmemelidir.
İlaç kullanımı mutlaka hekimin önerisine göre olmalıdır. Mide rahatsızlığı, böbrek hastalığı, kan sulandırıcı kullanımı veya farklı kronik hastalıkları olan kişilerde bu ilaçların kontrolsüz kullanımı sakıncalı olabilir.
Breys ve Dirseklik Tedavisi
Lateral epikondilit tedavisinde breys, dirseklik veya epikondilit bandajı sık kullanılan destekleyici yöntemlerdir. Bu aparatlar ön kol kaslarının lateral epikondil bölgesine ilettiği gerilimi azaltmayı amaçlar. Özellikle günlük aktiviteler sırasında ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir.
Epikondilit bandajı genellikle dirseğin birkaç santimetre altına, ön kol kas kitlesi üzerine yerleştirilir. Böylece kas kasılması sırasında tendonun kemiğe yapıştığı bölgeye binen yük bir miktar azaltılır. Bazı hastalarda el bileğini destekleyen cock-up ortezleri de kullanılabilir. Bu ortezler el bileğinin aşırı hareketini sınırlayarak ekstansör kasların yükünü azaltabilir.
Breys kullanımı her hastada aynı etkiyi göstermeyebilir. Bazı hastalarda belirgin rahatlama sağlarken, bazı hastalarda etkisi sınırlı kalabilir. Önemli olan doğru bölgeye, uygun sıkılıkta ve doğru süreyle kullanılmasıdır. Çok sıkı takılan bandaj dolaşımı bozabilir veya rahatsızlık verebilir.
Egzersiz ve Fizik Tedavi
Egzersiz, lateral epikondilit tedavisinin önemli parçalarından biridir. Ancak egzersiz programı ağrının dönemine göre planlanmalıdır. Ağrının çok yoğun olduğu erken dönemde zorlayıcı güçlendirme egzersizlerinden kaçınılmalıdır. İlk aşamada germe, yumuşak mobilizasyon ve ağrıyı azaltmaya yönelik yaklaşımlar tercih edilebilir.
Ağrı kontrol altına alındıkça ön kol kaslarını güçlendirmeye yönelik egzersizlere geçilebilir. Özellikle eksantrik güçlendirme egzersizleri tendon iyileşmesini destekleyebilir. Eksantrik egzersizlerde kas kontrollü şekilde uzarken çalışır. Bu tip egzersizler tendon dokusunun yüklenmeye daha dayanıklı hale gelmesine yardımcı olabilir.
Fizik tedavi programlarında ultrason, manuel terapi, germe egzersizleri, güçlendirme çalışmaları, bantlama teknikleri, sinir mobilizasyonu ve postür düzenlemeleri yer alabilir. Omuz, kürek kemiği ve boyun bölgesinin de değerlendirilmesi önemlidir. Çünkü üst ekstremite zincirindeki kuvvet ve hareket bozuklukları dirseğe binen yükü artırabilir.
Egzersizlerin bilinçsiz ve ağrıyı zorlayacak şekilde yapılması şikayetleri artırabilir. Bu nedenle özellikle uzun süren veya şiddetli ağrısı olan hastalarda egzersiz programının uzman kontrolünde düzenlenmesi daha uygundur.
Enjeksiyon Tedavileri
Lateral epikondilit tedavisinde enjeksiyonlar bazı hastalarda kullanılabilir. Ancak enjeksiyon tedavileri her hasta için ilk seçenek değildir. Tedavi kararı hastanın şikayetlerine, hastalığın süresine, önceki tedavilere verdiği yanıta ve tendonun durumuna göre verilmelidir.
Kortikosteroid enjeksiyonları kısa dönemde ağrının azaltılmasında etkili olabilir. Özellikle ağrının yoğun olduğu ve günlük yaşamı ciddi şekilde etkilediği hastalarda geçici rahatlama sağlayabilir. Ancak uzun dönem sonuçlar konusunda dikkatli olunmalıdır. Bazı çalışmalarda kortikosteroid enjeksiyonlarının uzun dönemde tekrar riskini artırabileceği veya tendon kalitesini olumsuz etkileyebileceği belirtilmiştir. Bu nedenle sık ve kontrolsüz steroid enjeksiyonlarından kaçınılmalıdır.
PRP, yani trombositten zengin plazma tedavisi de lateral epikondilit tedavisinde kullanılan yöntemlerden biridir. Bu yöntemde hastanın kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazma, sorunlu tendon bölgesine enjekte edilir. Amaç tendon iyileşmesini desteklemektir. PRP uygulaması günümüzde sık tercih edilse de bilimsel sonuçlar farklılık gösterebilir. Bazı hastalarda fayda sağlanırken, bazı hastalarda beklenen yanıt alınamayabilir.
Botulinum toksin enjeksiyonları da bazı durumlarda gündeme gelebilir. Bu yöntemde ekstansör kasların aşırı gerilimini azaltmak hedeflenir. Ancak bu tedaviyle ilgili sonuçlar tartışmalıdır ve her hastaya rutin olarak uygulanmaz.
Enjeksiyon tedavilerinde doğru hasta seçimi, doğru uygulama tekniği ve gerçekçi beklenti çok önemlidir. Enjeksiyon tek başına mucizevi bir çözüm olarak görülmemeli, aktivite düzenlemesi ve rehabilitasyon programı ile birlikte değerlendirilmelidir.
ESWT ve Diğer Destek Tedaviler
ESWT, yani şok dalga tedavisi, kronik lateral epikondilit tedavisinde kullanılan yöntemlerden biridir. Bu yöntemde sorunlu tendon bölgesine belirli yoğunlukta ses dalgaları uygulanır. Amaç ağrıyı azaltmak, kanlanmayı artırmak ve iyileşme sürecini uyarmaktır.
ESWT bazı hastalarda faydalı olabilir. Özellikle uzun süredir devam eden, standart tedavilere rağmen tam düzelmeyen olgularda destekleyici bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Ancak her hastada aynı başarıyı sağlamaz. Tedavi seans sayısı, uygulama dozu ve hastanın tendon yapısı sonuçları etkileyebilir.
Akupunktur, iyontoforez, fonoforez ve çeşitli fizik tedavi modaliteleri de lateral epikondilit tedavisinde zaman zaman kullanılmaktadır. Bu yöntemlerin amacı ağrıyı azaltmak ve fonksiyonu artırmaktır. Ancak tedavinin ana omurgası çoğu zaman aktivite düzenlemesi, egzersiz ve tendon yük yönetimidir.
Lateral Epikondilit Tedavisinde Cerrahi Ne Zaman Gerekir?
Lateral epikondilit hastalarının büyük çoğunluğu cerrahi tedaviye gerek kalmadan iyileşir. Bu nedenle tedaviye her zaman öncelikle ameliyatsız yöntemlerle başlanmalıdır. Aktivite düzenlemesi, ilaç tedavisi, buz uygulaması, breys kullanımı, fizik tedavi, egzersiz ve uygun enjeksiyon tedavilerine rağmen şikayetler devam ediyorsa cerrahi seçenek gündeme gelebilir.
Cerrahi tedavi genellikle 6-12 ay boyunca düzenli ve uygun konservatif tedavi uygulanmasına rağmen belirgin düzelme sağlanamayan hastalarda düşünülür. Burada önemli nokta, hastanın gerçekten yeterli süre ve doğru şekilde ameliyatsız tedavi almış olmasıdır. Kısa süreli tedavi denemeleri sonrası hemen ameliyat kararı verilmesi doğru değildir.
Cerrahi kararında ağrının süresi, şiddeti, iş ve günlük yaşam üzerindeki etkisi, kavrama gücü kaybı, muayene bulguları ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilir. Ağrı nedeniyle işini yapamayan, günlük aktiviteleri ciddi kısıtlanan ve uzun süreli tedavilere rağmen rahatlamayan hastalarda cerrahi tedavi uygun bir seçenek olabilir.
Bununla birlikte cerrahi tedavi her hastaya önerilmez. Konservatif tedaviye uyum göstermeyen, aktivite düzenlemesi yapmayan veya beklentileri gerçekçi olmayan hastalarda ameliyat sonrası memnuniyet düşük olabilir. Bu nedenle cerrahi öncesi hasta ile tedavinin amacı, iyileşme süreci, olası riskler ve beklenen sonuçlar ayrıntılı olarak konuşulmalıdır.
Lateral Epikondilit Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Lateral epikondilit cerrahisinde temel amaç, hastalıklı ve dejeneratif tendon dokusunun temizlenmesi, ekstansör tendon orijininin rahatlatılması ve gerekirse kemik yüzeyin düzenlenmesidir. Cerrahi açık yöntemle veya artroskopik yöntemle yapılabilir.
Açık cerrahide dirseğin dış kısmında lateral epikondil üzerine yaklaşık 3-5 cm’lik bir kesi yapılır. Bu kesi ile problemli tendon bölgesine ulaşılır. En sık etkilenen ekstansör karpi radialis brevis tendonu değerlendirilir. Dejeneratif, hasarlı veya sağlıksız tendon dokusu temizlenir. Gerekli durumlarda kemik üzerindeki çıkıntılar veya düzensiz alanlar da düzenlenebilir. Daha sonra dokular uygun şekilde kapatılır.
Artroskopik cerrahide ise küçük kesilerden kamera ve özel cerrahi aletler yardımıyla dirsek eklemi içine girilir. Bu yöntemin avantajlarından biri, eşlik eden eklem içi problemlerin aynı seansta değerlendirilebilmesi ve tedavi edilebilmesidir. Dirsek içindeki kıkırdak, bağ ve diğer yapılar gözlenebilir. ECRB tendonunun başlangıç bölgesi artroskopik olarak gevşetilebilir ve problemli dokular temizlenebilir.
Hangi cerrahi yöntemin tercih edileceği hastanın durumuna, cerrahın deneyimine, eşlik eden patolojilere ve hastalığın özelliklerine göre belirlenir. Açık cerrahi de artroskopik cerrahi de uygun hasta seçimiyle başarılı sonuçlar verebilir.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci
Lateral epikondilit ameliyatı sonrasında iyileşme süreci hastadan hastaya değişebilir. İlk dönemde ağrı, şişlik ve hassasiyet olması normaldir. Hekimin önerdiği şekilde pansuman, istirahat, kolun yüksekte tutulması ve uygun ağrı kontrolü sağlanır.
Erken dönemde parmak, el bileği ve dirsek hareketlerinin kontrollü şekilde başlatılması önemlidir. Uzun süre hareketsiz kalmak eklem sertliğine neden olabilir. Ancak aşırı yüklenme de iyileşen tendon bölgesini zorlayabilir. Bu nedenle hareket ve yüklenme dengesi dikkatli kurulmalıdır.
Rehabilitasyon sürecinde önce ağrısız hareket açıklığı hedeflenir. Daha sonra kademeli güçlendirme egzersizlerine geçilir. Kavrama gücü, ön kol kas dayanıklılığı ve üst ekstremite fonksiyonu zamanla artırılır. Ağır işlere veya spora dönüş genellikle birkaç ayı bulabilir.
Ameliyat sonrası başarıda hastanın rehabilitasyona uyumu çok önemlidir. Cerrahi işlem problemli dokuyu temizleyebilir ve tendon bölgesini rahatlatabilir; ancak doğru egzersiz, doğru yüklenme ve aktivite düzenlemesi yapılmazsa şikayetler devam edebilir veya tekrar edebilir.
Cerrahi Tedavinin Riskleri Nelerdir?
Her cerrahi işlemde olduğu gibi lateral epikondilit ameliyatında da bazı riskler vardır. Bu riskler düşük oranlarda görülse de hasta ameliyat öncesinde bilgilendirilmelidir. Enfeksiyon, yara iyileşme sorunları, kanama, sinir yaralanması, dirsek çevresinde sertlik, devam eden ağrı ve nadiren instabilite gelişebilir.
Artroskopik tekniklerde sinir yaralanması riski açık cerrahiye göre daha fazla gündeme gelebilir. Açık veya artroskopik cerrahide lateral ulnar kollateral bağın zarar görmesi dirsekte arka dış rotasyonel instabiliteye neden olabilir. Bu nedenle cerrahinin anatomik bilgi ve deneyim gerektirdiği unutulmamalıdır.
Bazı hastalarda problemli tendon dokusu temizlenmesine rağmen ağrı tamamen geçmeyebilir. Bunun nedeni eşlik eden başka patolojiler, uzun süreli kronik ağrı duyarlılığı, yetersiz rehabilitasyon veya yanlış hasta seçimi olabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde ayırıcı tanının doğru yapılması oldukça önemlidir.
Lateral Epikondilit Ameliyatı Başarılı mıdır?
Uygun hasta seçildiğinde lateral epikondilit cerrahisi genellikle başarılı sonuçlar verebilir. Açık cerrahi ve artroskopik cerrahiyle yüksek hasta memnuniyeti bildirilmektedir. Ancak başarı oranları yüksek olsa da her hastada tam ve kusursuz iyileşme garanti edilemez.
Bazı hastalarda ameliyat sonrası ağrı azalır ancak hafif hassasiyet veya güçsüzlük bir süre devam edebilir. Özellikle çok uzun süredir şikayeti olan, ağır işte çalışan, eşlik eden boyun veya sinir problemi bulunan ya da rehabilitasyon sürecine uyum göstermeyen hastalarda iyileşme daha yavaş olabilir.
Cerrahi tedavinin başarısını etkileyen en önemli faktörlerden biri uygun hasta seçimidir. Konservatif tedavilere yeterli süre ve doğru şekilde uyulmuş, buna rağmen günlük yaşamı belirgin etkileyen ağrısı devam eden hastalarda cerrahi daha anlamlı bir seçenek haline gelir.
Lateral Epikondilit Tekrarlar mı?
Lateral epikondilit tedavi sonrasında tekrar edebilir. Özellikle hastalığa neden olan zorlayıcı hareketler devam ediyorsa, ergonomik düzenlemeler yapılmadıysa, kas gücü ve esnekliği yeterince artırılmadıysa tekrar riski artar. Bu durum ameliyatsız tedavi sonrasında da cerrahi sonrasında da görülebilir.
Tekrarı önlemek için yalnızca ağrının geçmesine odaklanmak yeterli değildir. Kişinin çalışma ve hareket alışkanlıkları gözden geçirilmelidir. Ön kol kaslarının dayanıklılığı artırılmalı, omuz ve el bileği çevresi kaslar dengeli şekilde güçlendirilmelidir. Ağır yüklenmelere dönüş kademeli olmalıdır.
Sporcularda teknik düzeltme, uygun ekipman seçimi ve antrenman planlaması tekrar riskini azaltabilir. Mesleki zorlanmaya bağlı gelişen vakalarda ise iş ortamında ergonomik düzenlemeler yapılması önemlidir.
Lateral Epikondilit İçin Evde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Lateral epikondilit şikayeti olan kişiler evde bazı basit önlemlerle ağrıyı azaltabilir. Öncelikle ağrıyı artıran hareketler fark edilmeli ve geçici olarak sınırlandırılmalıdır. Ağrılı dirsekle ağır poşet taşımak, sıkma ve çevirme hareketleri yapmak, uzun süre aynı pozisyonda çalışmak şikayetleri artırabilir.
Aktivite sonrası kısa süreli buz uygulaması yapılabilir. El bileği ve ön kol kaslarına yönelik hafif germe egzersizleri faydalı olabilir. Ancak egzersiz sırasında keskin ağrı oluşuyorsa zorlanmamalıdır. Dirseklik veya epikondilit bandajı günlük aktivitelerde destek sağlayabilir.
Bilgisayar kullanırken mouse eli sıkmamalı, bilek mümkün olduğunca nötr pozisyonda tutulmalıdır. Uzun süreli çalışmalarda kısa molalar verilmelidir. Ev işleri sırasında tek elle ağır yüklenmek yerine yük iki kola dağıtılmalıdır.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Dirseğin dış tarafında ağrı birkaç haftadan uzun sürüyorsa, günlük işleri yapmayı zorlaştırıyorsa, kavrama gücü azaldıysa veya basit önlemlere rağmen şikayetler artıyorsa uzman değerlendirmesi gerekir. Özellikle ağrı ön kola yayılıyorsa, uyuşma ve karıncalanma eşlik ediyorsa ya da boyun kaynaklı bir problemden şüphe ediliyorsa ayırıcı tanı önemlidir.
Erken dönemde başvuran hastalarda çoğu zaman ameliyatsız tedavilerle başarılı sonuç alınabilir. Ancak ağrı uzun süre ihmal edilirse tendon dokusundaki dejenerasyon ilerleyebilir ve iyileşme süreci uzayabilir. Bu nedenle inatçı dirsek ağrıları basit bir zorlanma olarak görülmemeli, uygun şekilde değerlendirilmelidir.
Lateral epikondilit, dirseğin dış tarafında ağrıya neden olan ve günlük yaşamı belirgin şekilde etkileyebilen yaygın bir tendon hastalığıdır. Her ne kadar tenisçi dirseği olarak bilinse de yalnızca sporcularda değil, el bileği ve ön kol kaslarını tekrarlayıcı şekilde kullanan herkeste görülebilir.
Tedavide ilk yaklaşım genellikle cerrahi dışı yöntemlerdir. Aktivite düzenlemesi, buz uygulaması, ilaç tedavisi, breys kullanımı, egzersiz, fizik tedavi ve uygun hastalarda enjeksiyon tedavileriyle hastaların büyük kısmında iyileşme sağlanabilir. Tendon dokusunun iyileşmesi zaman aldığı için tedavi sürecinde sabırlı olmak ve önerilere uyum göstermek önemlidir.
Cerrahi tedavi, genellikle 6-12 ay boyunca düzenli ve uygun konservatif tedaviye rağmen şikayetleri devam eden, ağrısı günlük yaşamını veya işini ciddi şekilde etkileyen hastalarda düşünülür. Açık veya artroskopik cerrahi yöntemlerle problemli tendon dokusu temizlenebilir ve tendon bölgesi rahatlatılabilir. Ancak cerrahi kararı kişiye özel verilmeli, hasta beklentileri ve tedavi süreci ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.
Doğru tanı, uygun tedavi planı, hasta uyumu ve düzenli rehabilitasyon ile lateral epikondilit büyük oranda kontrol altına alınabilir. Dirsek dış tarafında uzun süren ağrı, kavrama güçlüğü veya günlük yaşamı etkileyen şikayetler varsa zaman kaybetmeden uzman hekime başvurmak önemlidir.
İçerik Bilgisi

