
Osteomalazi, yetişkinlerde yeni oluşan kemik dokusunun yeterli miktarda mineral kazanamaması sonucunda kemiklerin yumuşaması ve dayanıklılığının azalmasıdır. Kemik dokusunun temel yapısı oluşmasına rağmen kalsiyum ve fosfor gibi mineraller bu yapıya yeterince yerleşemez. Bunun sonucunda kemik ağrısı, kas güçsüzlüğü, yürüme zorluğu ve kırık riskinde artış ortaya çıkabilir.
Osteomalazi en sık uzun süren ve şiddetli D vitamini eksikliğiyle ilişkilidir. Bununla birlikte bağırsaklardan besin emilimini bozan hastalıklar, böbrek ve karaciğer sorunları, fosfor kaybı, bazı ilaçlar ve nadir kalıtsal hastalıklar da kemik mineralizasyonunun bozulmasına yol açabilir.
Bu hastalık çocuklarda görülen raşitizmle benzer bir mineralizasyon bozukluğudur. Ancak çocuklarda büyüme plakları henüz kapanmadığı için kemik eğrilikleri ve büyüme sorunları daha belirgin olabilir. Yetişkinlerde büyüme tamamlandığından hastalık daha çok yaygın kemik ağrısı, kas gücünde azalma, yürüme değişikliği ve yetersizlik kırıklarıyla kendini gösterebilir.
Osteomalazi Nedir?
Kemik dokusu yalnızca sert ve hareketsiz bir yapı değildir. Yaşam boyunca eski kemik dokusu parçalanır ve yerine yeni kemik dokusu oluşturulur. Yeni oluşturulan kemik matriksinin sert ve dayanıklı hale gelebilmesi için kalsiyum ve fosfat mineralleriyle güçlendirilmesi gerekir. Bu işleme mineralizasyon adı verilir.
Osteomalazi geliştiğinde yeni kemik dokusunun mineralizasyonu yeterli biçimde gerçekleşmez. Mineral kazanamayan kemik yapısı normalden daha yumuşak ve mekanik yükler karşısında daha dayanıksız hale gelir. Bu durum özellikle omurga, pelvis, kalça çevresi, kaburgalar ve bacak kemiklerinde ağrıya neden olabilir.
Hastalık çoğunlukla yavaş ilerler. Başlangıçta belirtiler hafif olduğu için yorgunluk, kas ağrısı, bel problemi veya yaşlanmanın doğal sonucu olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle tanı bazı kişilerde gecikebilir.

Osteomalazi ile Osteoporoz Aynı Hastalık mıdır?
Hayır. İki hastalık kemiklerin zayıflamasına ve kırık riskinin artmasına neden olabilse de temel mekanizmaları farklıdır.
Osteoporozda kemik dokusunun toplam miktarı ve yoğunluğu azalır. Mevcut kemik dokusunun mineralizasyonu çoğunlukla normaldir ancak kemik kütlesi düşmüştür.
Osteomalazi durumunda ise kemik matriksi üretilir fakat yeterince mineral kazanamaz. Başka bir ifadeyle osteoporoz daha çok kemik miktarının azalması, mineralizasyon bozukluğu ise mevcut yeni kemik dokusunun yeterince sertleşememesiyle ilişkilidir.
Bir kişide iki hastalık aynı anda bulunabilir. Kemik yoğunluğu ölçümü tek başına bu iki durumu her zaman birbirinden ayıramaz. Kan testleri, belirtiler, beslenme öyküsü ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilmelidir.
Osteomalazi Neden Olur?
Kemiklerin mineralizasyonu için gerekli olan D vitamini, kalsiyum ve fosfor dengesini bozan çok sayıda durum hastalığa neden olabilir.
Başlıca nedenler şunlardır:
- Şiddetli ve uzun süreli D vitamini eksikliği,
- Güneş ışığından yeterince yararlanamama,
- D vitamini açısından yetersiz beslenme,
- Çölyak hastalığı gibi emilim bozuklukları,
- Crohn hastalığı ve diğer bağırsak hastalıkları,
- Mide veya bağırsak ameliyatlarından sonra gelişen emilim problemleri,
- Kronik böbrek hastalıkları,
- Karaciğer hastalıkları,
- Kanda fosfor düzeyinin uzun süre düşük olması,
- Böbreklerden aşırı fosfor kaybı,
- Bazı epilepsi ilaçlarının uzun süre kullanılması,
- Tümöre bağlı fosfor kaybettiren nadir tablolar,
- Kalıtsal mineral metabolizması hastalıkları.
D vitamini bağırsaklardan kalsiyum emiliminin düzenlenmesine yardımcı olur. Yetersizlik uzun sürdüğünde vücut kemiklerin sertliğini korumakta zorlanabilir. Tedavinin yalnızca D vitamini vermekten ibaret olmaması, eksikliğe neden olan temel problemin de araştırılması gerekir.
D Vitamini Eksikliği Neden Gelişir?
D vitamini güneş ışığının etkisiyle ciltte üretilebilir ve bazı besinlerden alınabilir. Ancak üretim ve emilim birçok faktörden etkilenir.
Risk oluşturan durumlar şunlardır:
- Güneşe çok az çıkmak,
- Günün büyük bölümünü kapalı ortamda geçirmek,
- Cildi büyük ölçüde örten kıyafetler kullanmak,
- İleri yaş,
- Koyu cilt rengi,
- D vitamini içeren besinleri yetersiz tüketmek,
- Bağırsaklardan yağ emiliminin bozulması,
- Obezite,
- Böbrek veya karaciğer fonksiyonlarının bozulması,
- Bazı ilaçların uzun süre kullanılması.
Her D vitamini düşüklüğü osteomalazi anlamına gelmez. Hastalık genellikle eksikliğin şiddetli ve uzun süreli olması, mineral dengesinin bozulması ve kemikte mineralizasyon kusuru gelişmesi sonucunda ortaya çıkar.
Fosfor Eksikliği Kemikleri Nasıl Etkiler?
Fosfor, kalsiyumla birlikte kemik mineralinin önemli bileşenlerinden biridir. Kandaki fosforun uzun süre düşük olması yeni kemik dokusunun sertleşmesini engelleyebilir.
Fosfor düşüklüğü şu nedenlerle gelişebilir:
- Yetersiz beslenme,
- Bağırsaklardan emilim bozukluğu,
- Böbreklerden aşırı fosfor kaybı,
- Bazı kalıtsal hastalıklar,
- FGF23 hormonunun aşırı etkisi,
- Nadir bazı tümörler.
Tümöre bağlı mineralizasyon bozukluğu, bazı küçük tümörlerin fosforun böbreklerden kaybedilmesine yol açan maddeler üretmesi sonucunda oluşabilir. Böyle bir durumda yalnızca D vitamini verilmesi yeterli olmayabilir. Fosfor kaybının nedeni bulunmalı ve mümkünse tedavi edilmelidir.
Osteomalazi Belirtileri Nelerdir?
Hastalığın erken döneminde belirti görülmeyebilir. Mineralizasyon bozukluğu ilerledikçe şu şikâyetler ortaya çıkabilir:
- Bel, pelvis, kalça ve bacaklarda yaygın kemik ağrısı,
- Kaburgalarda hassasiyet,
- Kaslarda ağrı ve çabuk yorulma,
- Kalça ve omuz çevresi kaslarında güçsüzlük,
- Sandalyeden kalkmakta zorlanma,
- Merdiven çıkma güçlüğü,
- Yürürken sallanma veya ördekvari yürüyüş,
- Düşme eğiliminde artış,
- Stres veya yetersizlik kırıkları,
- İleri vakalarda kemiklerde şekil değişikliği.
Kemik ve kas ağrısının özellikle kalça, sırt ve pelvis çevresinde hissedilmesi; bacakların üst bölümündeki kaslarda güçsüzlük bulunması hastalığı düşündürebilir. Bununla birlikte bu belirtiler romatizmal hastalıklar, sinir sıkışmaları ve farklı kas-iskelet sistemi problemlerinde de görülebilir.

Kemik Ağrısı Nasıl Olur?
Osteomalazi kaynaklı ağrı çoğunlukla yaygın, derin ve sızlayıcı biçimde tarif edilir. Ağrı tek bir eklem noktasından çok kemiklerin bulunduğu geniş alanlarda hissedilebilir.
En sık etkilenen bölgeler şunlardır:
- Bel ve sırt,
- Pelvis,
- Kalça çevresi,
- Uyluk kemikleri,
- Kaburgalar,
- Omuz kuşağı.
Kemiklere bastırıldığında hassasiyet oluşabilir. Ağrı yük vermekle veya yürümekle artabilir. Ancak yalnızca ağrının biçimine bakılarak kesin tanı konulamaz.
Kas Güçsüzlüğü Neden Oluşur?
D vitamini ve mineral metabolizmasındaki bozukluklar yalnızca kemiği değil kas fonksiyonlarını da etkileyebilir. Özellikle kalça ve omuz çevresindeki gövdeye yakın kaslarda güçsüzlük gelişebilir.
Hasta şu güçlükleri yaşayabilir:
- Alçak sandalyeden kalkarken ellerinden destek alma,
- Merdivenleri çıkmakta zorlanma,
- Yürürken dengesiz hissetme,
- Uzun mesafelerde çabuk yorulma,
- Yerden bir nesne almakta güçlük çekme.
Kas gücünün azalması düşme riskini artırabilir. Kemiklerin zaten zayıflamış olması düşme sonucunda kırık oluşma ihtimalini yükseltebilir.
Osteomalazi Kırığa Neden Olur mu?
Evet. Yetersiz mineralize olan kemik, tekrarlayan günlük yükler karşısında zarar görebilir. Büyük bir kaza yaşanmadan stres veya yetersizlik kırıkları oluşabilir.
Özellikle şu kemikler etkilenebilir:
- Pelvis,
- Uyluk kemiği boynu,
- Kaburgalar,
- Kaval kemiği,
- Ayak tarak kemikleri.
Uzun süren kasık veya kalça ağrısı, yük vermekle artan ağrı ve yürüme güçlüğü yetersizlik kırığı açısından değerlendirilmelidir.
Looser Zonları Nedir?
Looser zonları veya psödokırıklar, kemiğin mineralizasyonunun yetersiz olduğu bölgelerde röntgende görülebilen çizgisel değişikliklerdir. Gerçek bir travmatik kırık gibi kemiğin tamamını geçmeyebilir ancak kemiğin yük taşıma kapasitesinin bozulduğunu gösterir.
Bu alanlar özellikle şu bölgelerde görülebilir:
- Uyluk kemiği,
- Pelvis,
- Kaburgalar,
- Kürek kemiği,
- Ayak tarak kemikleri.
Psödokırık saptanması hastalığın ciddiyetini ve kırık riskini değerlendirmede yardımcıdır.

Kimler Risk Altındadır?
Riskin daha yüksek olabileceği kişiler şunlardır:
- Güneş ışığından çok az yararlananlar,
- İleri yaştaki kişiler,
- Kapalı kurumlarda yaşayanlar,
- D vitamini yönünden yetersiz beslenenler,
- Çölyak veya inflamatuvar bağırsak hastalığı bulunanlar,
- Mide küçültme veya bağırsak ameliyatı geçirenler,
- Kronik böbrek veya karaciğer hastalığı bulunanlar,
- Uzun süre bazı epilepsi ilaçlarını kullananlar,
- Fosfor kaybettiren böbrek hastalığı bulunanlar,
- Tekrarlayan stres kırığı yaşayanlar.
Risk grubunda bulunmak kesin olarak hastalık gelişeceği anlamına gelmez. Belirtiler ve laboratuvar sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.
Gebelikte Görülebilir mi?
Gebelik ve emzirme dönemlerinde annenin kalsiyum ve D vitamini ihtiyacı değişebilir. Yetersiz beslenme, düşük D vitamini düzeyi veya emilim problemi bulunan kişilerde kemik mineralizasyon bozukluğu riski artabilir.
Gebelik sırasında takviye kullanımı kadın hastalıkları ve doğum uzmanının önerisiyle planlanmalıdır. Kontrolsüz yüksek doz D vitamini veya kalsiyum kullanılması hem anne hem de bebek açısından zararlı olabilir.
Kalça, bel ve pelvis ağrısının gebelikte sık görülmesi nedeniyle altta yatan mineralizasyon bozukluğu gözden kaçabilir. Şiddetli kas güçsüzlüğü, tekrarlayan kırık veya belirgin laboratuvar bozukluğu bulunuyorsa ayrıntılı değerlendirme gerekir.
Osteomalazi Nasıl Teşhis Edilir?
Tanı yalnızca D vitamini sonucuna göre konulmaz. Hastanın belirtileri, beslenme alışkanlıkları, kullandığı ilaçlar, bağırsak ve böbrek hastalıkları birlikte incelenir.
İstenebilecek kan testleri şunlardır:
- 25-hidroksi D vitamini,
- Kalsiyum,
- Fosfor,
- Alkalen fosfataz,
- Parathormon,
- Böbrek fonksiyon testleri,
- Karaciğer fonksiyon testleri,
- Magnezyum,
- Gerekli durumlarda idrar kalsiyumu ve fosforu.
Laboratuvar sonuçları hastalığın nedenine göre değişebilir. D vitamini eksikliğine bağlı vakayla böbrekten fosfor kaybına bağlı vaka aynı kan sonuçlarını göstermeyebilir. Tanı; klinik bulgular, serum testleri ve gerektiğinde görüntüleme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesine dayanır.
Alkalen Fosfataz Neden Yükselir?
Alkalen fosfataz, yeni kemik yapımıyla ilişkili enzimlerden biridir. Kemik mineralizasyonunun bozulduğu bazı vakalarda osteoblastların aktivitesi arttığı için düzeyi yükselebilir.
Ancak alkalen fosfataz yüksekliği yalnızca kemik hastalıklarına özgü değildir. Karaciğer ve safra yolu hastalıklarında da yükselebilir. Sonuç, diğer karaciğer testleri ve kemik metabolizması değerleriyle birlikte yorumlanmalıdır.
Tedavi başladıktan sonra alkalen fosfatazın normale dönmesi zaman alabilir. Hastanın yalnızca tek bir laboratuvar sonucu üzerinden kendi kendine takviye kullanması doğru değildir.

Röntgen ve MR Gerekir mi?
Erken dönemde röntgen normal görünebilir. Hastalık ilerlediğinde kemik yoğunluğunda azalma, kemik yapısında değişiklik ve Looser zonları görülebilir.
MR şu durumlarda istenebilir:
- Gizli stres kırığı şüphesi,
- Kalça veya kasık ağrısı,
- Röntgende görülmeyen yetersizlik kırığı,
- Farklı bir kemik ya da yumuşak doku hastalığının araştırılması.
Kemik yoğunluğu ölçümü düşük sonuç verebilir ancak tek başına osteoporoz ile mineralizasyon bozukluğunu kesin olarak ayıramaz.
Kemik Biyopsisi Gerekir mi?
Çoğu hastada öykü, kan testleri ve görüntüleme yöntemleri tanı için yeterlidir. Kemik biyopsisi rutin olarak uygulanmaz.
Tanının belirsiz olduğu, tedaviye rağmen düzelmeyen veya farklı bir metabolik kemik hastalığından şüphelenilen nadir durumlarda özel merkezlerde biyopsi değerlendirilebilir.
Osteomalazi Tedavisi Nasıl Yapılır?
Osteomalazi tedavisi, yalnızca kemik ağrısını azaltmaya değil mineralizasyon bozukluğunun gerçek nedenini düzeltmeye odaklanır.
Tedavi şunları içerebilir:
- D vitamini eksikliğinin giderilmesi,
- Yeterli kalsiyum alımının sağlanması,
- Fosfor düşüklüğünün nedenine göre tedavi edilmesi,
- Bağırsak emilim bozukluğunun kontrol altına alınması,
- Böbrek veya karaciğer hastalığının yönetilmesi,
- Sorumlu ilaçların doktor tarafından değerlendirilmesi,
- Stres kırıklarının korunması ve tedavisi,
- Kas gücü için kontrollü rehabilitasyon.
Tedavi, mümkünse temel bozukluğun düzeltilmesini ve vitamin, mineral veya elektrolit eksikliklerinin yerine konmasını hedefler.
D Vitamini Tedavisi Nasıl Uygulanır?
D vitamini eksikliğine bağlı vakalarda doktor tarafından ağızdan veya gerekli durumlarda farklı yöntemlerle D vitamini tedavisi verilebilir. Doz, eksikliğin derecesine, hastanın kilosuna, bağırsak emilimine ve böbrek-karaciğer fonksiyonlarına göre belirlenir.
Tedavi sırasında şu değerler takip edilebilir:
- D vitamini düzeyi,
- Kalsiyum,
- Fosfor,
- Alkalen fosfataz,
- Parathormon,
- Böbrek fonksiyonları.
Yüksek doz D vitamini gelişigüzel kullanılmamalıdır. Fazla kullanım kandaki kalsiyum düzeyini yükseltebilir, böbrek taşı ve böbrek hasarı gibi sorunlara neden olabilir.
Kalsiyum Takviyesi Her Hastaya Verilir mi?
Her kişiye aynı miktarda kalsiyum takviyesi verilmez. Beslenmeyle alınan kalsiyum, kan değerleri, böbrek taşı öyküsü ve kullanılan diğer ilaçlar değerlendirilir.
Kalsiyum kaynakları arasında şunlar bulunur:
- Süt, yoğurt ve kefir,
- Peynir,
- Kılçığıyla tüketilebilen balıklar,
- Kalsiyumla zenginleştirilmiş ürünler,
- Bazı koyu yeşil yapraklı sebzeler,
- Tahin ve badem.
Emilim bozukluğu veya ileri eksiklik bulunan hastalarda yalnızca beslenme yeterli olmayabilir. Takviye dozu doktor tarafından belirlenmelidir.
Fosfor Tedavisi Nasıl Yapılır?
Fosfor düşüklüğünün tedavisi nedenine göre planlanır. Böbreklerden fosfor kaybı bulunan hastalarda fosfor içeren ilaçlar, aktif D vitamini türevleri veya hastalığa özgü tedaviler kullanılabilir.
Tümöre bağlı fosfor kaybı varsa tümörün bulunması ve mümkünse çıkarılması mineral dengesinin düzelmesini sağlayabilir. Tümör çıkarılamıyorsa hastalığa özgü ilaç seçenekleri değerlendirilebilir.
Fosfor takviyeleri doktor kontrolü dışında kullanılmamalıdır. Yanlış dozlar parathormon yüksekliği, böbrekte kalsiyum birikimi ve mineral dengesizliklerine yol açabilir.
Belirtiler Ne Kadar Sürede Düzelir?
Kas güçsüzlüğü ve ağrı tedaviden sonra birkaç hafta içerisinde azalmaya başlayabilir. Kemiklerin tam olarak yeniden mineral kazanması ve laboratuvar değerlerinin düzelmesi daha uzun sürebilir.
İyileşme süresini etkileyen faktörler şunlardır:
- Hastalığın ne kadar süredir devam ettiği,
- Eksikliğin derecesi,
- Bağırsak emilimi,
- Böbrek ve karaciğer fonksiyonları,
- Stres kırığı bulunması,
- Tedaviye düzenli uyum.
Yerleşmiş kemik eğrilikleri veya ileri kırıklar yalnızca vitamin tedavisiyle tamamen düzelmeyebilir.
Egzersiz Yapılabilir mi?
Tedavinin başlangıcında şiddetli ağrı, kas güçsüzlüğü veya stres kırığı varsa ağır ve yüksek etkili egzersizlerden kaçınılmalıdır. Kırık riski değerlendirildikten sonra kontrollü rehabilitasyon uygulanabilir.
Programda şu çalışmalar yer alabilir:
- Hafif yürüyüş,
- Denge çalışmaları,
- Kalça ve bacak kaslarını güçlendirme,
- Esneklik egzersizleri,
- Düşme önleme eğitimi.
Egzersizin türü ve yoğunluğu hastanın kemik ağrısına, kas gücüne ve kırık durumuna göre belirlenmelidir.

Ameliyat Gerekir mi?
Osteomalazi esas olarak ilaç ve beslenme düzenlemeleriyle tedavi edilen metabolik bir kemik hastalığıdır. Çoğu hastada doğrudan hastalığı tedavi etmek amacıyla ameliyat yapılmaz.
Cerrahi şu durumlarda değerlendirilebilir:
- Yer değiştirmiş kemik kırığı,
- Kaynamayan stres kırığı,
- İleri kemik eğriliği,
- Yürüme fonksiyonunu ciddi biçimde bozan deformite,
- Cerrahi olarak çıkarılabilecek tümöre bağlı fosfor kaybı.
Mümkünse ameliyattan önce mineral ve D vitamini bozukluğunun düzeltilmesi, kemik iyileşmesi açısından önemlidir.
Osteomalazi Önlenebilir mi?
Bütün nedenler önlenemez. Ancak beslenme ve D vitamini eksikliğine bağlı vakaların önemli bir bölümü uygun önlemlerle azaltılabilir.
Korunmak için:
- Dengeli ve çeşitli beslenmek,
- D vitamini ve kalsiyum kaynaklarını tüketmek,
- Güneşten güvenli biçimde yararlanmak,
- Bağırsak, böbrek ve karaciğer hastalıklarını takip ettirmek,
- Uzun süre kullanılan ilaçları doktorla değerlendirmek,
- Tekrarlayan stres kırıklarını önemsemek,
- Takviyeleri doktor önerisine göre kullanmak gerekir.
Osteomalazi İçin Hangi Doktora Gidilir?
Osteomalazi şüphesinde ortopedi ve travmatoloji, endokrinoloji, iç hastalıkları veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanına başvurulabilir.
Kemik ağrısı, yürüme güçlüğü veya stres kırığı ön plandaysa ortopedi değerlendirmesi gerekir. D vitamini, fosfor ve hormon bozukluklarının araştırılmasında endokrinoloji uzmanı tedaviye katılabilir.
Çölyak veya bağırsak emilim bozukluğu düşünülüyorsa gastroenteroloji; kronik böbrek hastalığında nefroloji değerlendirmesi gerekebilir.
Kemik mineralizasyon bozukluklarının tedavisi, yalnızca takviye verilerek değil altta yatan neden araştırılarak planlanmalıdır.
Hangi Durumlarda Acil Başvuru Gerekir?
Aşağıdaki belirtiler gelişirse gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
- Ani ve şiddetli kalça veya kasık ağrısı,
- Üzerine basamama,
- Düşme sonrasında belirgin kemik ağrısı,
- Bacakta şekil değişikliği,
- Yeni başlayan ciddi kas güçsüzlüğü,
- Tekrarlayan düşmeler,
- Göğüs veya kaburgada şiddetli ağrı,
- Uyuşma veya hareket kaybı.
Sık Sorulan Sorular
Osteomalazi nedir?
Yetişkinlerde yeni kemik dokusunun yeterince mineral kazanamaması sonucunda kemiklerin yumuşaması ve zayıflamasıdır.
En sık nedeni nedir?
En sık nedenlerden biri uzun süreli ve şiddetli D vitamini eksikliğidir. Fosfor kaybı, emilim bozukluğu ve böbrek hastalıkları da neden olabilir.
Osteoporozla aynı mıdır?
Hayır. Osteoporozda kemik kütlesi azalır; bu hastalıkta ise yeni kemik dokusunun mineralizasyonu bozulur.
Hangi belirtileri oluşturur?
Yaygın kemik ağrısı, kalça ve omuz çevresinde kas güçsüzlüğü, merdiven çıkma güçlüğü, sallanarak yürüme ve stres kırıkları görülebilir.
Kan testinde çıkar mı?
D vitamini, kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz ve parathormon testleri tanıya yardımcı olur. Sonuçlar hastalığın nedenine göre değişebilir.
D vitamini kullanınca geçer mi?
D vitamini eksikliğine bağlıysa uygun tedaviyle düzelebilir. Ancak fosfor kaybı veya emilim bozukluğu gibi başka bir neden varsa o problem de tedavi edilmelidir.
Kırık yapar mı?
Evet. Mineralizasyonu zayıflamış kemiklerde stres ve yetersizlik kırıkları gelişebilir.
Kas güçsüzlüğü yapar mı?
Evet. Özellikle kalça ve omuz çevresindeki kaslarda güçsüzlük görülebilir.
Tedavi ne kadar sürer?
Belirtiler birkaç hafta içinde azalmaya başlayabilir ancak kemiğin mineral kazanması ve laboratuvar değerlerinin düzelmesi aylar sürebilir.
Ameliyat gerekir mi?
Çoğu hastada gerekmez. Yer değiştirmiş kırık, kaynamayan stres kırığı veya ileri deformite varsa cerrahi değerlendirilebilir.
Osteomalazi Hakkında Son Değerlendirme
Osteomalazi, yetişkinlerde kemik dokusunun yeterince mineral kazanamaması sonucunda oluşan metabolik bir kemik hastalığıdır. Kemik matriksi mevcut olsa da kalsiyum ve fosforun yeterli biçimde yerleşememesi kemikleri yumuşak ve dayanıksız hale getirir.
En sık neden uzun süren D vitamini eksikliğidir. Bunun yanında bağırsak emilim bozuklukları, kronik böbrek ve karaciğer hastalıkları, fosfor kaybı, bazı ilaçlar ve nadir genetik hastalıklar da aynı tabloya neden olabilir.
Yaygın kemik ağrısı, kalça ve omuz çevresindeki kaslarda güçsüzlük, sandalyeden kalkma ve merdiven çıkma zorluğu önemli belirtiler arasındadır. Hastalık ilerlediğinde stres kırıkları ve yürüme bozukluğu gelişebilir.
Tanıda D vitamini, kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz ve parathormon testlerinden yararlanılır. Gerekli hastalarda röntgen, MR ve diğer görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.
Osteomalazi tedavisi, D vitamini veya mineral eksikliğinin giderilmesinin yanında asıl nedenin kontrol altına alınmasını gerektirir. Emilim bozukluğu, böbrekten fosfor kaybı veya ilaç etkisi düzeltilmeden yalnızca kısa süreli takviye kullanılması yeterli olmayabilir.
Osteomalazi ve kemik ağrısı değerlendirmesi, hastanın belirtileri, laboratuvar testleri, ilaçları ve eşlik eden hastalıkları birlikte incelenerek yapılmalıdır.
Bu içerik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Yaygın kemik ağrısı, kas güçsüzlüğü, tekrarlayan stres kırığı veya D vitamini eksikliği durumunda kişiye özel tanı ve tedavi için uzman doktora başvurulmalıdır.
İçerik Bilgisi

